Genel Haberler
“Meyve – sebzelerin ambalajlanması israfı önleyecek”
Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) Başkanı Zeki Sarıbekir, yaş meyve ve sebzede ambalajın zorunlu hale gelmesinin hem üreticilere hem tüketicilere dolayısıyla da ülke ekonomisine önemli katkılar sağlayacağını söylüyor.
Geçtiğimiz Ekim ayında yürürlüğe giren “Sebze ve Meyvelerin Toptan ve Perakende Ticaretinde Uyulması Gereken Standartlara İlişkin Tebliğ” ile artık yaş meyve ve sebze standartları belirlenen şekilde ambalajlanması zorunlu hale geldi. Ahşap, kağıt veya kağıt esaslı olarak sınıflandırılan tek kullanımlık ambalajların ise 1 Haziran 2018 tarihi itibarıyla kullanılması zorunlu olacak. 2019 yılında yürürlüğe girecek yeni maddelerle birlikte hasattan sonra yaş meyve ve sebzelerin standartları belirlenen plastik kasa ve karton /oluklu mukavva kutu ve benzeri taşıma amaçlı kutular yani nakliye ambalajları içerisinde satış noktalarına ulaştırılmasını zorunlu kılacak.
Sadece sebze ve meyvelerin değil tüm gıdaların doğru ambalajlarla satılması gerektiğine dikkat çeken Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) Başkanı Zeki Sarıbekir, her iki yasanın da tüketicilerin cebine, üreticilere ve ülke ekonomisine pozitif olarak yansıyacağının altını çizdi. Sarıbekir, şunları söyledi: “Geçtiğimiz günlerde Gümrük ve Ticaret Bakanımız Bülent Tüfenkci, tarım ürünlerinde 100 milyarlık ticaretin yaklaşık yüzde 25’inin çöpe gittiğini yani israf edildiğini açıkladı. Sayın Bakan bunun önlenmesi için yaş sebze meyvede ambalaj standardı getirdiklerini belirtti. Bakanımız nezdinde bu konuda çalışma yürüten bütün devlet birimlerine ambalaj sanayicileri olarak çok teşekkür ediyoruz. Ambalaj Sanayicileri Derneği olarak sebze ve meyveler de dahil tüm gıdaların doğru ambalajlarla satılması gerektiğini savunuyoruz. Yaş meyve-sebze sektöründe yılda 15-20 milyar lira civarında bir zarar olduğu tahmin ediliyor.
Oysa ambalaj sayesinde hijyen ve izlenebilirlik sağlanırken ürün israfı da engelleniyor. Yaş meyve-sebzenin doğru ambalaja girmesiyle tüketiciler el değmemiş ve taze ürüne ulaşırken, ürünün ne zaman, nerede üretildiği konusunda bilgi sahibi oluyor. Ambalaj ürünü izlenebilir hale getiriyor, kayıt dışını ortadan kaldırıyor.”
Ambalajlı ürünlerin hijyen ve sağlık açısından insanlara verilen önemin bir göstergesi olduğunu söyleyen ASD Başkanı Zeki Sarıbekir, bu gelişmelerin sektöre yansımalarını ise şöyle değerlendirdi: “Ambalaj sektörü olarak ülkemizin meyve ve sebze sektöründeki tüm ihtiyaçlara cevap verebilecek gelişmiş bir teknolojiye ve altyapıya sahibiz. Ancak bu önemli değişikliklerle sektörümüz daha da gelişecek, Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarını artıracak. Yaş meyve ve sebzenin raf ömrünün uzatılması için çalışmalarımız sürüyor. Örneğin; özellikle bu ürünlerin ambalajlanmasında kullanılan plastik filmlerdeki inovasyon sayesinde, yaş meyve-sebzelerin raf ömrü 7 günden 14 güne çıktı. Uzun süre dayanması beklenen konserve meyve-sebze için sıkça tercih edilen metal ve cam ambalajlarda gerçekleştirilen inovasyon sayesinde daha çok gıda katkı konmadan tüketicilere ulaştırılabiliyor.
Meyve ve sebzeler hasattan tüketiciye ulaşıncaya kadar, defalarca el değiştiriyor. Bu el değiştirme sırasında yaşanan israfı sadece ambalaj önleyebilir. Meyve ve sebzeler, sağlıklı ve koruyucu ambalajlarla daha uzun süre dayanabilir. Porsiyone edilmiş ve doğru ambalajla korunmuş bu ürünler daha hijyenik koşullarda tüketicilere ulaştırılır. Ambalaj üreticileri olarak bizler, ülkemizin meyve ve sebze sektöründeki tüm ihtiyaçlarına cevap verebileceğimizi garanti ediyoruz.”
İsrafı önlemede ambalajın büyük rolü olduğunu söyleyen Sarıbekir şöyle devam etti: “Doğru ambalajlama ile gıda ve içeceklerde yaşanan israfın önüne geçilebilir. Ekmeğin ambalaja girmesi buna güzel bir örnektir. Derneğimiz geçtiğimiz yıllarda ekmek israfı ile ilgili önemli bilgilendirmede bulunmuş. Ayrıca, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızın yaptığı israfı önleme kampanyaları sonucunda ekmek israfında büyük oranda azalma gerçekleşmiştir. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin 2018 yılının Ocak ayında yaptığı açıklamaya göre kampanyaya başlanılan 2014 yılından bugüne, ekmek israfında yüzde 20 oranında azalma gerçekleşmiş. Ekmeğin, bakliyatın, yaş meyve ve sebzenin, yani tüm gıda tüm ürünlerinin doğru ambalajlarla ambalajlanması gerektiğine inanıyoruz. Ambalaj gıdaları korur ve israfı önlemede en önemli araçtır.”
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
