Genel Haberler
TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik: Dijital devrimi kaçırma lüksümüz yok
Cisco Connect 2017’de konuşan TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik, “Kamuda bilişim sektörünü yönlendirecek özel sektör ve STK katkısı sağlayacak bir kurul olmasını çok önemli görüyoruz. TÜSİAD olarak bu işte elimizi taşın altına koymaya hazırız” dedi. Cisco Türkiye tarafından gerçekleştirilen Cisco’nun ülkedeki en büyük teknoloji etkinliği olan Cisco Connect Türkiye 2017 etkinliği bilişim dünyasının önde gelen isimlerini buluşturdu. Yaklaşık bin karar vericinin katıldığı etkinlikte dijital devrimin tüm sektörleri etkisi altına alacağını vurgulayan Cisco Türkiye Genel Müdürü Cenk Kıvılcım, güçlü sektörlerin dijitalleşmesini hızlıca hep beraber planlamak ve harekete geçmek gerektiğine işaret ederek, “Ne ülke ne de özel sektör olarak bu fırsatı kaçırma lüksümüz yok” diye konuştu. Etkinliğe katılan TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik ise “Ezber bozan bir dünyaya doğru girdik ve hızlıca yol alıyoruz. Bu süreçte sanayinin ihtiyaç duyduğu değişimlere cevap verilmesinde dijitalleşme öncü rol oynayacak” dedi.
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Cenk Kıvılcım, ekonominin dijitalleşen dünyaya uyum sağlamak zorunda olduğuna dikkat çekerek, bu düzende şirketlerin yeni iş modellerini tanımlamaları gerektiğini dile getirdi. Konuşmasında Cisco’nun bu alanda yaptığı araştırmalara da değinen Kıvılcım, “Her bir sektördeki köklü şirketlerin yüzde 40’ının dijital dönüşüm sonucunda pozisyonlarını 5 yıl içinde kaybedeceğini ön görüyoruz. En çok etkilenecek sektörlerin başında elbette teknoloji geliyor ancak medya, perakende ve finansı da üst sıralarda görebiliriz. Dijitalleşmenin seviyesi arttıkça sektörler ayrışıyor ve yeniden birleşiyor. Öyle ki artık “farklı sektörler” tanımı ortadan kalkabilir” dedi.
Geçen yıl global olarak özel sektörün potansiyel değerinin sadece yüzde 20’sini gerçekleştirdiğini belirten Kıvılcım, 2015- 2024 yılları arasında yaratılacak değerin tüm dünyada 23.8 trilyon dolar olacağını söyledi.
TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik, dünya gündeminde de gittikçe daha çok yer bulan teknoloji ve dijitalleşme konularının TÜSİAD için de çok önemli olduğunu vurguladı. Gelecekte sağlıktan finansa enerjiden gıdaya tüm iş yapma şekillerinin değişeceğini belirten Bilecik, şunları söyledi: “Endüstriler neredeyse baştan aşağı yeniden tanımlanacak. Dünya Ekonomik Forumuna göre nesnelerin interneti, 3D baskı teknolojileri, yeni enerji kaynakları iş yapış şekillerindeki dönüşüme etki etmeye başladı. Yapay zeka, bioteknoloji, robot teknolojileri de önümüzdeki yıllarda bizi etkileyecek gibi görünüyor. Ezber bozan bir dünyaya doğru girdik ve hızlıca yol alıyoruz. Bu süreçte sanayinin ihtiyaç duyduğu değişimlere cevap verilmesinde dijitalleşme öncü rol oynayacak.”
Bilecik, yeni kuşaklara katma değeri yüksek beceriler kazandırılmasının çok önemli olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Yeni nesilde daha çok fen matematik okuyan daha çok mühendis yetiştirilecek bir sistem dijitalleşmemize büyük katkı sağlayacaktır. 2023 hedeflerine ulaşmanın en önemli parametresi bilişim alanında yapılacak yatırımlar olacak Bu hedefler doğrultusunda BT sektörüne biçilen değer 160 milyar dolar civarında. Yani 7- 8 kat büyümesi gerekir. Yabancı yatırımların çekilmesi ve Türkiye’nin bir üs haline gelmesi gerektiğine inanıyoruz. Bunların daha iyi yapılması için bir siyasi otorite içerisinde liderlik mekanizmasının da oluşturulması gerekir. Bilişim sektörüne daha iyi yön verebilecek bir yapıya ihtiyaç var. Kamuda bir koordinasyon kurulu kurulması, özel sektör ve STK katkısı sağlayacak bir kurul olmasını çok önemli görüyoruz. TÜSİAD olarak bu işte elimizi taşın altına koymaya hazırız.”
Daha sonra yapılan panelde ise “Dijital Dönüşüm” tartışıldı. Modaratörlüğü Odeabank CIO’su Tayfun Küçük yaptı.
Panelistler ise Borusan CIO Ali Fuat Çötelioğlu, Migros CIO’su Kerim Tatlıcı, Teknosa CIO’su Nuran Varol Erzincan ve Koç Holding CIO’su Alper Göğüş idi.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
