Genel Haberler
“Perakendecilik yasasını bu yasama döneminde çıkarmak istiyoruz”
Sanayi Ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün:
“2010 yılının Haziran ayına kadar olan yasama döneminde Patent, TSE, Meyve Sebze Hali ve Büyük Mağazalarla ilgili Yasaları çıkarmayı hedefliyoruz”
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Türkiye’nin yüksek teknolojili ürünlerde yüzde 20’leri aşması gerektiğini, bunu 2023 hedefi olarak gördüklerini kaydetti.
Ergün, Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) ile bir araya geldiği toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin 2023 yılında dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisi haline gelebilmesi için atılan adımların birbiriyle uyumlu olması gerektiğini vurgulayarak, komşularla sıfır problem politikasının izlenmesinin ekonomik açıdan da sorunları azaltacağını söyledi.
Bu yönde atılan politikanın olumlu adımlarının görüldüğünü ifade eden Ergün, tarihin problemlerinin Türkiye’nin geleceğini ipotek altına alan sorunlar olarak bırakılmaması gerektiğini kaydetti.
Bakan Ergün, küresel ekonomik krize işaret ederek, krizin kendisinin etkilerinin psikolojik etkilerinden daha az olduğunu ifade etti.
Demokratik açılıma da değinen Ergün, ”Terörü rafa kaldırmış bir Türkiye, iktisadi açıdan enerjisini başka yere harcayan bir toplum olmaktan uzaklaşan bir Türkiye olmayacak mı?” diye konuştu.
Türkiye’de 2000’li yılların başında üretimin yaklaşık yüzde 65’inin düşük teknoloji, yüzde 30’unun orta teknoloji, yüzde 5’inin yüksek teknoloji olduğunu belirten Ergün, 2008’e gelindiğinde üretim artmasına rağmen yüzde 65 orta teknoloji, yüzde 30 düşük teknoloji, yüzde 5 yüksek teknolojinin söz konusu olduğunu anlattı.
Bakan Ergün, AB’de yüksek teknoloji ürünlerinin üretimden aldığı payın yüzde 20’nin üzerinde olduğuna dikkati çekerek, ”Türkiye’nin de yüksek teknolojilerde yüzde 20’leri aşması lazım. Politikamızı da buna göre belirlememiz gerekiyor. Yüzde 20’lik hedefi 2023 hedefi olarak görüyoruz. Buna göre, Türkiye 13 yıl içinde teknoloji ürünlerinde yüzde 20’lik hedefi yakalamalı” dedi.
Bunun için sanayi stratejisi oluşturduklarını belirten Ergün, sanayi stratejisiyle ilgili yakın zamanda genel bir açıklama yapacaklarını, önümüzdeki süreçte stratejinin yüksek teknoloji ve yüksek katma değerli sektörlerde yoğunlaşmak, bu konularda Türkiye’yi Avrupa ve Asya’nın üretim merkezi haline getirmek odaklı olacağını kaydetti.
”Büyük Mağazalar Yasası’nı yılbaşından sonra gündeme getireceğiz”
Nihat Ergün, büyük mağazalarla ilgili yasa tasarısına ilişkin sorumuz üzerine şunları söyledi:
”Biz yasa ile bazı ölçüler getiriyoruz. O yasayı da herhalde Ocak
ayından sonra, yılbaşından sonra parlamento gündemine getireceğiz. Esnaf stratejisi de hazırlandı. Esnafın yeniden yapılanmaya gitmesine ihtiyaç var. Aşırı esnaf yığılması sebebiyle de yanlış tablonun içine düşülebiliyor. Esnaf odalarıyla birlikte bu konuyu da ele alıyoruz. İnşallah o çalışmayı da hızlandırmış olacağız.
2010 yılının Haziran ayına kadar olan yasama döneminde patent, TSE, meyve sebze hali ve büyük mağazalarla ilgili yasaları çıkarmayı hedefliyoruz.”
Bir gazetecinin büyük mağazalar yasa tasarısına ilişkin sokaktaki insanların ne düşündüğünü sorması üzerine Ergün, ”Tüketici memnun. Tüketici dernekleri vasıtasıyla tasarılara katkılarını ulaştırıyorlar. Tasarı orta yolu bulma şeklinde olacaktır” dedi.
San-Tez Programı, Tasarım Danışma Konseyi
Sanayi üniversite işbirliğini geliştirmek için San-Tez programını hayata geçirdiklerine değinen Ergün, bu kapsamda yapılan çalışmalar sonucunda kendi kendini ısıtan ayakkabı, kök hücre ile tek saç telinden çok sayıda saç çıkaran projeler geliştirildiğini ifade etti. Ergün, esprili bir şekilde sadece saç telinin çıkış yönünün kestirilemediğini, saçın farklı yönlerde çıktığını söyledi.
Türk Tasarım Danışma Konseyi’ne de değinen Ergün, geçen hafta yapılan ilk toplantıda konsey bünyesinde 4 alt komite kurulması kararı alındığını, bunların strateji belgesi ve eylem planı oluşturma komitesi, hukuki işler komitesi, eğitim ve araştırma komitesi ile tanıtım ve farkındalık komitesinden oluşacağını bildirdi.
Bu dönemde mutlaka mesleki eğitimin güçlendirilmesi gerektiğinin de altını çizen Ergün, ”Mesleksizlik sorununu Türkiye’nin gündeminden çıkarmalıyız. Eğitim sistemimizde yüzde 30 genel lise eğitimi, yüzde 70 meslek lisesi eğitimi olmalı. Bu, bir ara tersine döndü. Yüzde 70 genel lise, yüzde 30 meslek lisesi eğitimine döndü. Bizim sanayide nitelikli iş gücü oluşturmamız, bunu meslek liseleri üzerinden oluşturmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.
Mesleği olanın bir yerde işe girmese bile kendi işini kurma cesaretini gösterebileceğini dile getiren Ergün, ”Ne iş yaparsınız diye sorduğunuzda, aldığınız cevap şu; ‘ne iş olsa yaparım abi…’ Bu, aslında ‘elimden bir iş gelmez’ demenin kibarcası” dedi.
”KOSGEB, çaha Çok Ar-Ge ve inovasyona odaklanacak”
Ekonominin en can alıcı yerini KOBİ’lerin oluşturduğunu vurgulayan Ergün, KOSGEB’in desteklerini ve faaliyetlerini daha çok KOBİ’lere kaydıracaklarını, KOBİ’leri mutlaka dönüştürmek gerektiğini söyledi.
Sanayi ve Ticaret Bakanı Ergün, KOSGEB bütçesinin 200 milyon liranın üzerinde olduğunu, bu bütçenin yüzde 80’ini KOBİ’lere destek olarak kullandıklarını, önümüzdeki yıl KOBİ’lere Ar-Ge, inovasyon, yönetimin güçlendirilmesi ve birleşmelere olan desteğe odaklanacaklarını vurguladı.
Şirketlerin birleşmesinin rekabet gücünü artırıcı unsurlardan biri olması dolayısıyla kanunda öngörülen sürenin kısa bir süre olduğunu belirten Ergün, bu süreyi uzatmak için teşvik ve destek mekanizmasına bağlayan yeni bir çalışma yapılması ihtiyacı olduğunu söyledi.
İktisat kongresine ihtiyaç var
Nihat Ergün, ”Bir iktisat kongresi yapmayı düşünüyor musunuz?” sorusuna, ”Evet bir iktisat kongresine ihtiyaç var. Bütün ekonomik sektörlerin katılımıyla dünyadaki ve Türkiye’deki bütün gelişmeleri, fırsatları, riskleri, avantajları, ekonomik sanayileşme politikalarını derinden etkileyecek iktisat kongresine ihtiyaç var. Bunu elbette biz planlayacağız” karşılığını verdi.
Yeni hazırladıkları pakette esnaf niteliğindeki küçük işletmelere 2,5 milyar liralık kredi hacminin oluşturulduğunu anlatan Ergün, burada belirlenen 100 bin rakamının herkesin maksimum 25 bin lira kullanacağı varsayımıyla belirlendiğini, 15 ya da 20 bin lira kullanmaları durumunda bu rakamın 120 bine de ulaşılabileceğini, ancak kredi hacminin 2,5 milyar lirayı geçmeyeceğini söyledi.
Orta ölçekli işletmeler için Kredi Garanti Fonu oluşturduklarını anımsatan Ergün, ”1 milyar Hazine koydu. Bankalar ortak oldu. 12-13 milyarlık kredi hacmi orada oluşturuldu” diye konuştu.
Nihat Ergün, ”Cansuyu kredileri ne zaman ödenmeye başlayacak?” sorusunu ise ”Bu Çarşamba’dan itibaren bankalara başvuru yapabilecekler ve başvurudan itibaren Kasım-Aralık ayı içerisinde esnaflarımız bu kredilere ulaşabilecekler” şeklinde yanıtladı.
”AR-GE merkezi başvurularının 8’i yabancı kaynaklı”
Bakan Ergün, yapılan 73 Ar-Ge merkezi başvurusundan 8’inin Alcatel, Isuzu, Mercedes ve Ford’un da aralarında bulunduğu yabancı kaynaklı firma tarafından yapıldığını, bunların 7’sinin kabul edildiğini, Alcatel’in ise yeni başvuru yaptığını ifade etti.
Ar-Ge merkezini Türkiye’ye taşıyan yabancı yatırımcılarla temas kurup kurmadıklarının sorulması üzerine Ergün, ”Ar-Ge merkezi için başvuran firmalar var. Hyundai’nin Türkiye’de Ar-Ge merkezi henüz yok Kendileriyle konuştuk. Yakında Ar-Ge merkezi çalışması yapacaklar. Avea, Ar-Ge merkezi kurma çalışmasını sürdürüyor. Zannediyorum başvurusunu da yaptı. Ar-Ge merkezi olmayan firmalar da sürekli başvuruyor. Bugün 12 bin olan Ar-Ge elemanı sayısı bir kaç yıl içinde 15-20 bine ulaşacaktır” şeklinde konuştu.
Nihat Ergün, Ar-Ge merkezlerindeki destekleme süresinin 2023 yılına kadar olduğunu hatırlatarak, ”Teknoparkların 2013’e kadar olan destek süresini de 2023’e kadar uzatarak Ar-Ge merkezlerinin desteklerinin süresine uygun hale getiriyoruz” dedi.
Ergün, ”Türk Ticaret Kanunu’nun yeni dönemde çıkma olasılığı var mı?” sorusuna ise ”Var. Çünkü üzerinde bir ihtilaf yok. Borçlar Kanunu üzerinde de yok. İkisi de AB müzakere takvimini etkileyecek tasarılar… Ama muhalefetin tutumundan kaynaklanan bazı zorluklar da var. Onlar aşılabilse Kanunun parlamentodaki işi bir hafta, 3 gündür… Borçlar Kanunu’nun da böyle 2-3 günde yasalaşma ihtimali var” karşılığını verdi.
İşsizlik rakamlarına ilişkin bir soru üzerine de Ergün, bugün itibariyle işsizlik oranının yüzde 13’ler civarında olduğunun altını çizerek, ”Bu mevsimsel olarak biraz yükselebilecek bir rakam, ama 13’ün altına düşmesi kısa vadede çok mümkün görünmüyor. En az 3 puanlık bir ilave orta vadede taşıyacağımız bir yük haline gelmiş durumda. Yüzde 10’luk yük taşıyorduk, yüzde 13’lük yük taşıyor olacağız” diye konuştu.
Ergün, başka bir soru üzerine ise orta vadeli programın yeni bir vergi artışı düşünülerek hazırlanmış bir program olmadığını ifade etti.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
