Sosyal Medya Hesaplarımız

Firmalardan

Konsa, Aile Anayasası ile aile kurumsallaşmasını tamamladı

Editör
Abone Ol:

Aile Anayasasını tamamlayan Konsa, Konya’da bu yapıya geçen ilk şirketler arasında bulunuyor.

 “Aile şirketimizin gelecek kuşaklarımıza devamlılığını sağlamak için Aile Anayasamızı yapmaya karar verdik” diyen Şirket İcra Kurulu Üyesi Fatih Yazıcıoğlu, “Şirketimizin temeli, 1920 Yılında, Konya Ticaret Odası’nın 13. Üyesi M. Nuri Yazıcıoğlu tarafından, perakende bakkaliye olarak, Konya’nın o yıllarda ticaret merkezi olan İstanbul Caddesi’nde atıldı. Şirkette 2. kuşak 1943 yılında çalışmaya başlıyor. 1977 yılında 3. kuşak çalışmaya başlıyor. 1981 Yılında şirketimiz kurumsallaşarak “Konsa A.Ş.” adını alıyor. Şirketimiz 1997 yılından itibaren üretici firmaların Türkiye’de uygulamaya koyduğu distribütörlük sistemine geçti.  2006 yılında 4. kuşak çalışmaya başlıyor. Bugün Konsa A.Ş. Gıda, Kozmetik ve Temizlik Ürünleri alanında satış ve dağıtım faaliyetlerini sürdürüyor” dedi.

Hayat Kimya, Türk Henkel Kozmetik, Yudum Gıda, Hunca Kozmetik, Freudenberg Household Products (FHP) – Vileda Eviçi Kullanım Araçları, Kopaş, Panasonic Pil, Aktif Kozmetik, Foneks Kozmetik Sağlık, Derma Cos İlaç Medikal, Sedat Tahir Ürünleri’nin distribütörlüğünü yürüttüklerini belirten Fatih Yazıcıoğlu, “Temelleri 1920 yılında atılan firmamız gıda, temizlik ve kozmetik sektöründe, pazarlama ve dağıtım faaliyetinde bulunuyor. Şirkette yönetimdeki bizlerin dışında yaklaşık 35 kişiye istihdam sağlıyoruz. Faaliyetlerimizi 4 bin 700 metrekare  kapalı, 2 bin  metrekare açık alanda tamamı motorize soğuk-satış ekibiyle Konya, Karaman, Aksaray il ve ilçelerinde sürdürüyoruz. Bulunduğumuz bölgede hipermarket ve süpermarketlerden orta ölçekte market ve bakkallara kadar çok yaygın ve etkin bir dağıtım ağına sahibiz” açıklamasında bulundu.
2015 yılı başında Aile Anayasası hazırlıklarına başladıklarını belirten Fatih Yazıcıoğlu, “Aile şirketimizin gelecek kuşaklarımıza devamlılığını sağlamak için Aile Şirketi Anayasamızı yapmaya karar verdik. Aile şirketlerinin devamlılığı için Aile Şirketi Anayasasının gerekli ve hatta şart olduğunu düşünüyoruz. Eylül 2015 itibariyle Anayasamız tamamlanmış durumda. Bu kurumsallaşma sürecimizle ilgili İstanbul merkezli Karya Yönetim Danışmanlığı Çukurova, Güneydoğu ve Orta Anadolu Ofisi & FMA – Gelecek Yönetimi Akademisi’nden eğitim, danışmanlık ve koçluk hizmetleri profesyonel desteği alıyoruz.
Aile Anayasaları, şirket kurumsallaşması ve şirketin gelecek kuşaklara devri için kritik önem taşıyor. Aile şirketlerinin kurumsallaşması için de önce ailenin ve aile ilişkilerinin kurumsallaşması gerekiyor. Aile ilişkileri kurumsallaşmayan şirketlerde, hissedarlar arası yaşanacak sorunlar, işletme kurumsal dahi olsa o işletmenin dağılmasına neden olabilir. Öncelikle kendi aralarındaki ilişkilerini kurumsallaştıran aile üyeleri aynı zamanda kendi aralarındaki rol ve sorumluluk dağılımıyla hakların belirlenmesi ile ilgili şirketlerinin de kurumsallaşmasına ilk adımı atmış olurlar. Amacımız şirketimizin uzun yıllar ve kuşaklar boyunca mevcut işini büyüterek ve yeni yatırım alanlarında yer alarak devam etmesini sağlamak“ şeklinde konuştu.
Konsa A.Ş.’nin vizyonuna yönelik şirketin kuruluşunun 100. Yılını ifade eden 2020 yılında bir üretim tesisi kurmuş olmayı planladıklarını ifade eden Yazıcıoğlu, “ Yani distribütörlüklerimiz devam ediyor ve edecek. Kuruluşumuzun 100. Yılında üretim yatırımına başlamış olacağız. Bunun hazırlıkları devam ediyor” dedi.
Konya’da Aile Anayasasını yapan ilk Aile Şirketleri arasında yer aldıklarını belirten Yazıcıoğlu, “ Yönetim Kurulumuzda bağımsız bir Yönetim Kurulu Üyesi de bulunuyor. İnsan kaynakları sistemimizi de kurmayı planlıyoruz. Danışmanlık firmamızdan ayrıca “Sahiplik Akademisi”  desteği almaya devam ediyoruz. Sahiplik Akademisiyle tüm Yönetim Kurulu, İcra Kurulu Üyeleri ve Veliahtlar  Akademiyi tamamladıklarında şirket yöneten – denetleyen bir iş insanının sahip olması gereken yetkinliklere sahip olacaklar. Stratejik Planlama ve İş Yönetimi – Strateji Kampı, Pazarlama ve İş Geliştirme Yönetimi, Satış ve Müşteri Yönetimi, Finans Yönetimi, Kalite ve Verimlilik Yönetimi, Proje Yönetimi, İnsan Kaynakları Yönetimi, Yönetim Kurulları ve İcra Kurulu Toplantı Yönetimi – Genel Toplantı Yönetimi ve Liderliği Zihin Kodları programlarından oluşan Konsa A.Ş. Sahiplik Akademisi eğitimlerimiz 2016 yılının sonuna kadar tamamlanmış olacak.” dedi.

 

Devamını Oku
Advertisement
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Firmalardan

Pozitera, 15. yıldönümünde hastane sınıfı açtı

Editör

Yazar:

Perakende geliştirme hizmetleri sağlayan, sektörün öncü firmalarından Pozitera, 15. yıldönümünde örnek bir sosyal sorumluluk projesine imza attı. Pozitera’nın öncülüğünde Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde “hastane sınıfı” açıldı.

Pozitera, ulusal ve uluslararası birçok perakende firmasına hizmet veriyor. Satış noktalarındaki perakende ürünlerin tüketicilere ulaştırılması için çeşitli stratejiler ve çözümler sunan perakende geliştirme şirketi, 15. yılını kutluyor. Pozitera, bu çerçevede önemli bir sosyal sorumluluk projesine öncülük etti.

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü ve Hayata Renk Ver Derneği iş birliği ile yürütülen “Öğretmenim Elimi Tut” projesi kapsamında, tedavisi devam eden çocukların eğitimlerine devam edebilmeleri için Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde “hastane sınıfı” hizmete girdi.

Pozitera öncülüğünde açılan hastane sınıfı, hastanede uzun süreli tedavi gören ve bu süreçte örgün eğitimlere katılamayan çocukların eğitime erişimlerini sağlayacak. Sınıfta, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün görevlendirdiği öğretmenler eğitim verecek. Pozitera’nın desteği ile açılan sınıf, tedavi gören çocukların birer hasta değil, öğrenci olduklarını hatırlatmayı sağlayacak.

Özel stratejiler geliştiriyor

Pozitera, 81 il ve birçok ilçede faaliyet gösteriyor. Ayda 15 binden fazla mağaza ziyareti gerçekleştiren firma, 100’den fazla saha yöneticisi ile hizmet veriyor. Pozitera Group bünyesinde; Perakende Akademi, Perakende Digital, Pozitera Sağlık, Bir Adım Sağlık ve SNG Digital platformları bulunuyor. Perakende satış noktalarında yer alan ürünlerin bir an önce tüketicilere ulaşması için özel stratejiler geliştiren Pozitera, perakende mağazası çalışanlarını eğitiyor; kaynakları doğru kullanmak için satış noktalarına özel yenilikler sunuyor; perakende operasyonlarına uygun raporlamalar sağlıyor.

Devamını Oku

Firmalardan

İşinizi özgürleştirin!

Editör

Yazar:

Linde MH’nin 2 tondan 3,5 tona kadar taşıma kapasitesine sahip, en son teknolojiyle tasarladığı E20-E35 model akülü forkliftleri hem performans hem de dayanıklılığı bir araya getirdiği gibi tesisinizin hem iç hem de dış depolama alanlarında rahatlıkla kullanılabilmesi sayesinde gerek sizi gerekse işinizi özgürleştiriyor.

Günümüzde intralojistiğin giderek gelişmesiyle, birçok şirket sürdürülebilir enerji modelleri kullanılan ürünleri tercih etmektedir. Akülü forkliftlerin çalışma sırasında karbon ayak izinin muadil dizel motorlu veya LPG motorlu forkliftlere göre çok daha düşük olması onları çevre dostu ve emisyon standartlarına tam uygun olmalarını sağlar.

Ürünün geliştirilmesi süreci ile ilgili basına yapılan açıklamada Linde MH Ürün Müdürü Björn Walter ‘Müşterilerimizin büyük bir çoğunluğu akülü forklifti tercih etme konusunda istekli, ancak performans, dayanıklılık, yükten bağımsız operatör kabinleri ve Linde MH’nin hidrostatik transmisyonunun sunduğu ergonomik özelliklerden vazgeçme konusunda çekimser davrandıklarını ifade etti.

Walter açıklamalarına “Linde MH proje mühendisleri işte tam da bu noktada devreye girerek, güçlü, dayanıklı akülü forklift geliştirmenin sadece sürüş motorlarının gücünü artırarak elde edilemeyeceğini dizel forkliftlerin olumlu özelliklerini akülü forkliftlerin avantajları ile birleştirerek tamamen yeni bir model serisi tasarlamaya karar vermeleri ile süreç bambaşka bir boyut kazandı.” diye belirtti.

Bu bağlamda Linde MH’nin geliştirdiği 2 tondan 3,5 tona kadar taşıma kapasitesine sahip yeni nesil 1252 serisinde bulunan E20 – E35 modelleri, maksimum performans, güç ve dayanıklılığı sayesinde size zamandan ve operasyon maliyetinden kazandırır.

Kendi sınıfında en fazla ağır ticari araç yükleme/boşaltma rekoru kırmak için tasarlandı

Yeni 1252 serisi E20-E35 model akülü forkliftler, konvansiyonel ASM-Teknolojisine göre %22 daha güçlü SRM-Teknolojisine sahip sürüş motorları, daha ergonomik ve dayanıklı tasarımı sayesinde muadil rakiplerine göre %30* daha fazla kamyon yükleme/boşaltma performansı sağlarken, operasyon maliyetlerinizi de %30* oranında düşürür. Yeni 1252 serisi E20-E35 model akülü forklift ile tesisinizin hem içinde hem de dışında en zorlu şartlar da çalışırken daha yüksek performans gösterir ve operasyonel verimliliğinizi de artırırsınız.

Müşteri talep ve ihtiyaçlarına göre tasarlandı

Müşterilerin, yeni bir forkliftten tasarım açısından genel beklentileri, ergonomi, görüş açısı ve güvenlik olarak özetlenebilir.

Yeni 1252 serisi, şasiden ayrılmış bileşenler (akslar, asansör ve tilt silindirleri) operatörü darbelere ve titreşimlere karşı daha fazla koruyarak, operatörün çalışma şartlarını geliştiri. Böylece bu zorlu şartlarda uzun vardiyalar şeklinde çalışan operatörlerin yorulmadan çalışması işlerin sürdürülebilirliğini de üst seviyeye çıkarır.

Buna ek olarak, yenilenmiş tasarım, her yönde olağanüstü görüş sağlamakla birlikte, temperli cam tavan, büyük kaldırma yüksekliklerinde geniş görüş açısı nedeniyle çalışmayı kolaylaştırır. Operatör için daha iyi görüş açısı, işletmenizde birçok açıdan daha iyi iş güvenliği demektir.

Yeni seride, servis konusunda da önemli gelişmeler sağlanmıştır. Uzaktan arıza teşhisi ve ekipman yazılımı güncellemeleri servis teknisyeni olmadan tesis içinde gerçekleştirilebilir ve bu şekilde servis maliyetleri azaltılmış olur.

İsteğe bağlı enerji çözümü seçenekleri

Yeni 1252 serisinde birden çok enerji çözümü seçeneği olması ekipmanı çalıştırdığınız durum veya mekan olarak değişik enerji çözümleriyle optimum performansı yakalamanızı sağlar. Kurşun asit, lityum iyon veya hidrojen yakıt hücresi enerji sistemleri seçim olanağı sayesinde işletmenizde maksimum sürdürülebilirlik ve verimliliği yakalarsınız.

Devamını Oku

Firmalardan

Mcdodo, Türkiye’de üretime hazırlanıyor

Editör

Yazar:

Mcdodo Türkiye Genel Müdürü Mehmet Uçurum

Mcdodo Türkiye Genel Müdürü Mehmet Uçurum

Son dönemde mobil aksesuar pazarında hızlı bir büyüme grafiği yakalayan Mcdodo, planları arasına Türkiye’de bir üretim tesisi açmayı da aldı. Mcdodo markasının Türkiye’ye geldiğinden beri hızlı ve ayakları yere basan bir büyüme içinde olduğunu söyleyen Mcdodo Türkiye Genel Müdürü Mehmet Uçurum, “Türkiye’de üretim yapma planlarımız var. 2020 ciro hedefimiz 20 milyon TL idi ve bunu yüzde 90-95 oranında gerçekleştirdik. 2-3 yıl içinde de yıllık ciro hedefimiz 10 milyon dolar. Eğer her şey planlandığı gibi gider ve bu hedefe ulaşırsak, lojistik avantajları sebebiyle Kayseri’de bir fabrika kurmayı planlıyoruz” dedi.

Bu fabrikanın sadece yurtdışından gelen parçaların birleştirildiği sınırlı bir üretim tesisi olmayacağının altını çizen Uçurum sözlerine şöyle devam etti: “Her şeyi sıfırdan burada ürettiğimiz, teknolojiyi ve altyapıyı da getirip uyguladığımız bir fabrika olacak. Çünkü artık bu aksesuarlarda, özellikle hızlı şarjlarda çok yüksek bir teknoloji kullanılıyor. Bizim amacımız da o yüksek teknolojiyi sağlayacak bir üretim altyapısı kurup, dünyada gelişen tüm teknolojileri anında uygulayabildiğimiz ürünler üretmek. Yani aslında yapacağımız şey önce teknoloji transferi, sonra üretim olacak. Başlangıç aşaması için 1 milyon dolarlık bir yatırım ön görüyoruz. Sonrasında kademeli olarak artacak.”

“İlk etapta Türkiye pazarındaki payımızı daha da artırdıktan sonra, hali hazırda ihracat yaptığımız Azerbaycan, Gürcistan gibi ülkelere ihracat yapmayı planlıyoruz. Daha sonraki dönemde Avrupa, Ortadoğu ve hatta Amerika da ihracat planlarımız arasında var. Çünkü Mcdodo halihazırda bu ülkelerin hepsine ürün gönderiyor ve bu marka şu an sadece Çin’de üretiliyor. Biz Türkiye’de üretim planlarımızı hayata geçirdiğimizde lojistik avantajlar sebebiyle de bu ülkelere yüklü ihracatlar yapmayı hedefliyoruz” diyen Uçurum sözlerini şöyle sürdürdü: “İstihdam olarak da ilk etapta 50-100 arası bir çalışan sayısıyla başlayıp, üretim bantlarının artışına göre bu sayı da artacaktır.

Mcdodo gibi Çin menşeili bir marka olan Xiaomi’nin 30 milyon dolarlık bir yatırımla Türkiye’de fabrika kurması bizi çok motive etti ve bu konudaki çalışmalarımızı hızlandırdık.”

Mcdodo olarak şu an piyasada satışı yapılan tüm akıllı telefon markalarıyla uyumlu aksesuarlar ürettiklerini söyleyen Uçurum, “Araç içi aksesuarlardan, şarj kabloları ve adaptörlere ve kulaklıklara kadar her markaya uyan ürün seçeneklerimiz var. Özellikle yeni nesil hızlı şarj adaptörleri ve kablolar konusunda da iddialı bir markayız. Yeni ürün planlamalarımız da oluyor. Mcdodo üretim merkeziyle görüşerek, özellikle Türkiye pazarına özel, ihtiyaç duyulan ve talep edilen ürünlerle ilgili görüşmeler yapıp portföye yeni ürünler ekliyoruz. Mottomuz; varolanı tekrar eden değil, her zaman bir yenilik ve katma değer yaratan, varolanın üzerine yeni şeyler ekleyen sıradan olmayan ürünler ortaya çıkarmak” dedi.

Aksesuar pazarının büyüklüğünün pandemiyle birlikte 25 milyon adet yani ortalama 10 milyar TL’ye ulaştığını vurgulayan Uçurum, “Satış olarak ilk sırada akıllı telefonların artık hayatımızın ayrılmaz bir parçası olması ve kesintisiz ulaşım ihtiyacı nedeniyle şarj adaptörleri ve kabloları var. İkinci sırayı ise ekran koruyucu camlar ve kılıflar alıyor. Araç içi aksesuarlar da çok satan ürünlerde ilk sıralarda” dedi.

Uçurum sözlerini şöyle bitirdi: “Bu pazarın tahminimizden de fazla büyüyeceğini öngörüyorum çünkü akıllı telefonların hayatımızda kapladığı yer her geçen gün daha da artıyor. Artık neredeyse diğer elektronik aletleri kullanmaya vakit kalmıyor. Dolayısıyla mobil aksesuarlara olan talep ve ihtiyaç da aynı hızla büyüyecektir.”

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER