Sosyal Medya Hesaplarımız

Firmalardan

Küresel GSYH 2020 yılında yüzde 0,5 büyüyecek

Editör

Covid-19 tek çeyrekte küresel ticarette 1.064 milyar dolar zarara neden olabilir. Allianz Grup’un iştiraki olan alacak sigortası şirketi Euler Hermes, 2020 yılı Ekonomik Görünüm Raporu’nu paylaştı. Gelişen ve gelişmekte olan ülkelerde 2020 yılının ilk yarısında Covid-19 salgını nedeniyle keskin bir resesyon yaşanacağının belirtildiği rapora göre, yılın tamamında dünya genelinde iflaslar yüzde 14 artacak. Raporda ayrıca, Covid-19 salgını nedeniyle başta Çin, ABD ve Avrupa olmak üzere tüm dünyada yaşanan talep şokunun yatırım harcamalarını olumsuz etkilediği belirtilerek, dünya ekonomisinde toparlanmanın ise salgını sınırlama önlemlerine bağlı olarak yılın ikinci yarısında başlayabileceği vurgulanıyor.

Salgın nedeniyle yaşanan ciro kayıplarının telafisinin zor olacağının ve bunun kaldıraçlı şirketleri olumsuz etkileyebileceği belirtilen raporda, ülkelerin salgın nedeniyle aldığı geniş önlemler ile sıkı sınır kapama politikasından dolayı da küresel ticaretin bir çeyrekte yaşayacağı zararın 1.064 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor.

200.000’den fazla KOBİ ve orta ölçekli şirketin değerlendirildiği raporda, Fransa’daki şirketlerin yüzde 10’u Almanya’daki şirketlerin yüzde 9’u, İtalya’daki şirketlerin yüzde 5’i, İspanya’daki şirketin yüzde 6’sı, Belçika’daki şirketlerin yüzde 8’i, Hollanda’daki şirketlerin ise yüzde 3’ü’nün Covid-19 kaynaklı nakit akışı sıkışıklığı nedeni ile risk altında olduğu belirtiliyor. En fazla risk altındaki sektörler de inşaat, tarım-gıda ve hizmet sektörü olarak gösteriliyor. Fransa ve Hollanda’da hizmet sektörü riskli olarak belirtilirken, Almanya, İtalya ve Belçika’da inşaat sektörü risk taşıdığı vurgulanıyor.

Sadece Avrupa’da ekonomik faaliyetlerin sekteye uğraması durumunda 65 milyon çalışanın yardıma muhtaç kalabileceğine de dikkat çekilen raporda şu bilgilere yer veriliyor: “2020 yılının ikinci yarısında başlamasını öngördüğümüz toparlanma şokla orantılı olacak ama geçici bir ani aşırı enflasyonla birlikte gelecektir. Sermaye piyasaları için ise durum toparlanmaya başlamadan önce biraz daha kötüleşecek. Piyasalar henüz dünya GSYH’sinin dörtte üçünü etkileyen tecrit uygulamalarıyla gelen olumsuz haber akışını tamamen fiyatlandırmış değil. Kısa vadeli oynaklıkların hisse senedi piyasalarını yüzde 10 – yüzde 20 arası daha aşağıya çekmesini, uzun dönemli ulusal tahvil getirilerinde 30 ila 50 baz puan arası aşağı yönde düzeltme olmasını bekliyoruz. Ancak; politika yapıcıların güvenirliliğinin artması ve U şeklinde gerçekleşecek toparlanmanın başlamasıyla sene sonuna doğru sermaye piyasalarının kademeli bir şekilde zararlarını telafi etmeye başlamalarını öngörüyoruz. Şirketler tarafında ise politika yapıcılar işsizlik ve iflasların önüne geçmek için ellerindeki tüm enstrümanları devreye alsalar da iş yerlerinin yeniden açılmasını takiben büyük ihtimalle bir iflas dalgası yaşanacak ve 2020 yılında iflaslar üst üste dördüncü kez artacak.”

Allianz Araştırmalar Departmanı’nın hazırladığı 2020 yılı Ekonomik Görünüm Raporu’nda Covid-19 salgınının 12-18 ay sürmesi ya da salgının tekrar ortaya çıkması ihtimaline de dikkat çekiliyor. Raporda bu senaryoda sağlık krizinin beraberinde getirebileceği daha uzun süreli bir ekonomik ve finansal kriz öngörülüyor. Bu senaryoda önemli risklerden biri ise mal ve hisse senedi piyasalarında aşağı yönlü keskin fiyat hareketlerinin likidite ve kredi sıkıntıları yaratarak 2008-2009 dönemindeki gibi küresel ekonomideki temel zayıflıkların ortaya çıkması olacak. Bu da, resesyonun 2021 yılına da sarkabileceği ve borcun gelir kaynağına dönüştüğü, sistematik hisse senedi/kredi/likidite sorunlarının yaşandığı L şeklinde bir toparlanma yaşanabileceği anlamına geliyor.

Devamını Oku
Advertisement
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Firmalardan

Mcdodo, Türkiye’de üretime hazırlanıyor

Editör

Yazar:

Mcdodo Türkiye Genel Müdürü Mehmet Uçurum

Mcdodo Türkiye Genel Müdürü Mehmet Uçurum

Son dönemde mobil aksesuar pazarında hızlı bir büyüme grafiği yakalayan Mcdodo, planları arasına Türkiye’de bir üretim tesisi açmayı da aldı. Mcdodo markasının Türkiye’ye geldiğinden beri hızlı ve ayakları yere basan bir büyüme içinde olduğunu söyleyen Mcdodo Türkiye Genel Müdürü Mehmet Uçurum, “Türkiye’de üretim yapma planlarımız var. 2020 ciro hedefimiz 20 milyon TL idi ve bunu yüzde 90-95 oranında gerçekleştirdik. 2-3 yıl içinde de yıllık ciro hedefimiz 10 milyon dolar. Eğer her şey planlandığı gibi gider ve bu hedefe ulaşırsak, lojistik avantajları sebebiyle Kayseri’de bir fabrika kurmayı planlıyoruz” dedi.

Bu fabrikanın sadece yurtdışından gelen parçaların birleştirildiği sınırlı bir üretim tesisi olmayacağının altını çizen Uçurum sözlerine şöyle devam etti: “Her şeyi sıfırdan burada ürettiğimiz, teknolojiyi ve altyapıyı da getirip uyguladığımız bir fabrika olacak. Çünkü artık bu aksesuarlarda, özellikle hızlı şarjlarda çok yüksek bir teknoloji kullanılıyor. Bizim amacımız da o yüksek teknolojiyi sağlayacak bir üretim altyapısı kurup, dünyada gelişen tüm teknolojileri anında uygulayabildiğimiz ürünler üretmek. Yani aslında yapacağımız şey önce teknoloji transferi, sonra üretim olacak. Başlangıç aşaması için 1 milyon dolarlık bir yatırım ön görüyoruz. Sonrasında kademeli olarak artacak.”

“İlk etapta Türkiye pazarındaki payımızı daha da artırdıktan sonra, hali hazırda ihracat yaptığımız Azerbaycan, Gürcistan gibi ülkelere ihracat yapmayı planlıyoruz. Daha sonraki dönemde Avrupa, Ortadoğu ve hatta Amerika da ihracat planlarımız arasında var. Çünkü Mcdodo halihazırda bu ülkelerin hepsine ürün gönderiyor ve bu marka şu an sadece Çin’de üretiliyor. Biz Türkiye’de üretim planlarımızı hayata geçirdiğimizde lojistik avantajlar sebebiyle de bu ülkelere yüklü ihracatlar yapmayı hedefliyoruz” diyen Uçurum sözlerini şöyle sürdürdü: “İstihdam olarak da ilk etapta 50-100 arası bir çalışan sayısıyla başlayıp, üretim bantlarının artışına göre bu sayı da artacaktır.

Mcdodo gibi Çin menşeili bir marka olan Xiaomi’nin 30 milyon dolarlık bir yatırımla Türkiye’de fabrika kurması bizi çok motive etti ve bu konudaki çalışmalarımızı hızlandırdık.”

Mcdodo olarak şu an piyasada satışı yapılan tüm akıllı telefon markalarıyla uyumlu aksesuarlar ürettiklerini söyleyen Uçurum, “Araç içi aksesuarlardan, şarj kabloları ve adaptörlere ve kulaklıklara kadar her markaya uyan ürün seçeneklerimiz var. Özellikle yeni nesil hızlı şarj adaptörleri ve kablolar konusunda da iddialı bir markayız. Yeni ürün planlamalarımız da oluyor. Mcdodo üretim merkeziyle görüşerek, özellikle Türkiye pazarına özel, ihtiyaç duyulan ve talep edilen ürünlerle ilgili görüşmeler yapıp portföye yeni ürünler ekliyoruz. Mottomuz; varolanı tekrar eden değil, her zaman bir yenilik ve katma değer yaratan, varolanın üzerine yeni şeyler ekleyen sıradan olmayan ürünler ortaya çıkarmak” dedi.

Aksesuar pazarının büyüklüğünün pandemiyle birlikte 25 milyon adet yani ortalama 10 milyar TL’ye ulaştığını vurgulayan Uçurum, “Satış olarak ilk sırada akıllı telefonların artık hayatımızın ayrılmaz bir parçası olması ve kesintisiz ulaşım ihtiyacı nedeniyle şarj adaptörleri ve kabloları var. İkinci sırayı ise ekran koruyucu camlar ve kılıflar alıyor. Araç içi aksesuarlar da çok satan ürünlerde ilk sıralarda” dedi.

Uçurum sözlerini şöyle bitirdi: “Bu pazarın tahminimizden de fazla büyüyeceğini öngörüyorum çünkü akıllı telefonların hayatımızda kapladığı yer her geçen gün daha da artıyor. Artık neredeyse diğer elektronik aletleri kullanmaya vakit kalmıyor. Dolayısıyla mobil aksesuarlara olan talep ve ihtiyaç da aynı hızla büyüyecektir.”

Devamını Oku

Firmalardan

Linde MH ile sipariş toplamak artık daha kolay!

Editör

Yazar:

Linde MH

Günümüzde E-ticaretin gelişmesiyle, birçok şirket yeni bir pazarlama imkanı oluşturarak daha çok tüketiciye kesintisiz bir biçimde tanıtım, pazarlama ve satış imkanı sağlamaktadır. Bu rekabet içerisinde müşterilerinin taleplerine en hızlı şekilde yanıt verebilen şirketler ise daha öne çıkmaktadır.

Buna bağlı olarak müşteri ihtiyaçlarını önceden görüp, bu yönde aksiyon alan Linde MH sipariş toplama süresini kısaltan ürünlerle pazarda güçlü bir şekilde varlığını hissettirmektedir.

2020 yılında Avrupa’da satılan sipariş toplayıcılardaki pazar payını bir önceki yıla oranla %5,5 arttıran Linde MH’nin pazardan aldığı pay %21’e kadar yükseldiğini söyleyen Türkiye distribötüröü Hasel İstif Makinaları San. Ve Tic. A.Ş. yetkilileri geliştirilen ürünün artılarını şöyle özetlediler:

Linde MH, yeni yarı otonom sipariş toplayıcısı N20 SA ve N20 C SA’ı müşterileri ile buluşturdu!

Sipariş toplama süresinin %20’ kısalıyor

“Ürünün raftan alınıp depo içindeki dağıtım alanına götürülmesi işlemi sipariş toplama olarak adlandırılmaktadır. Sipariş toplama ise kendi içerisinde birkaç adımdan oluşur ‘durma ve toplama” ayrıca “toplama arasındaki seyahat” bu işlemlerin her ikisinde de hız son derece önemlidir.

Linde MH, yeni N20 SA ve N20 C SA model yarı otonom sipariş toplayıcıları, operatörün ekipmana inme binme sürelerini azalttığından sipariş toplama süresini %20’ye kadar oranda kısaltmaktadır.

Uzaktan kumanda ve sensörler

Standart N20 modeline ek olarak N20 SA ve N20 C SA modellerinde ekipmanla beraber tedarik edilen bir adet uzaktan kumanda, ekipman üstünde yer alan bilgilendirme ışıkları, kumandayla haberleşebilmesi için ve ekipmanın konumunun belirlenmesi amacıyla dört adet anten ve güvenlik sensörü bulunmaktadır. Kumanda ve sensörler yardımı ile operatör ekipmanla uzaktan bağlantı kurabilmektedir.

Güvenlik

Güvenlik bütün Linde MH modellerinde olduğu üzere N20 SA ve N20 C SA modellerinde de standart olarak, tasarımının nüvesinde yer alır. Ekipmanın güvenliği üzerinde bulunan üç adet acil durum butonunun yanı sıra sensörler sayesinde sağlanmaktadır. Sensörler, ekipmanın yoluna çıkan nesneleri belirleyerek, önce aynı tam otonom ekipmanlardaki gibi yavaşlar, daha sonra engelin yaklaşmasıyla beraber durur.

Ekipmanda sesli ve görsel uyarılar mevcut olup, sesli uyarı, yarı otonom moda geçtiği zaman etraftakileri ve operatörü uyarır.

Buna ek olarak, ekipman toplama yapılan rafın sonuna geldiğinde otomatik olarak durur ve operatörün manuel seçim yapmasıyla tekrar harekete geçer.”

Devamını Oku

Firmalardan

Özhan’dan Uluslararası Bursa Festivali’ne destek

Editör

Yazar:

Uluslararası Bursa Festivali

Amerikalı ünlü şarkıcı Della Miles, 59. Uluslararası Bursa Festivali’nde, hem sahne performansı hem de şarkılarıyla herkesi mest etti. Özhan Marketler Zinciri’nin sponsorluğunda düzenlenen konserde Bursalılar kendinden geçti.

Uzun yıllar Michael Jackson ve Whitney Houston’ın vokalistliğini yapan Amerikalı şarkıcı ve söz yazarı Della Miles, söylediği Türkçe ve yabancı şarkılarla Bursa Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu’nda izleyenleri büyüledi. Dansçılarıyla yaptığı sahne şovuyla seyircilerin beğenisini toplayan Miles, seslendirdiği Şebnem Ferah’ın “Sil Baştan” şarkısıyla ayakta alkışlandı. Uzun yıllar iki ünlü starla birlikte dünyanın dört bir tarafındaki festivallerde şarkılarını seslendiren Miles, Bursalı müzikseverlere muhteşem bir gece yaşattı. Zaman zaman şarkılarını seyircilerin arasına inerek onlarla birlikte söyleyen Miles, bu güzel gecenin gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür etti.

Özhan Marketler Zinciri’nin sponsorluğunda yapılan konser renkli görüntüler sahne oldu. Mağazalar Zinciri Kurumsal İletişim Müdürü Ayşen Yılmaz, “Bursamızda sadece faaliyet gösterdiğimiz market sektöründe değil kültür sanat projelerinde de yer almaktan ve bu organizasyona sağladığımız katkıdan dolayı gurur duyuyoruz. Bu sahnede unutulmayacak saatler ve müzik coşkusu yaşadık.  Markamız mutluluğa önem veriyor,  bunu her fırsatta dile getiriyoruz.  Türkiye olarak geçirdiğimiz sıkıntılı dönemlerden sonra müşterilerimizin ve Bursalıların bu akşamki mutluluğuna şahit olmak bizim için çok değerliydi. Kültür sanat faaliyetleri şehrimiz için çok kıymetli. Dünyanın ve ülkemizin renklerini Bursalılarla buluşturmak için kültür ve sanat projelerine desteğimiz sürecek” diye konuştu.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER