Genel Haberler
“Altının gramı 139 TL’ye kadar çıkabilir”
Destek Menkul Değerler Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Mergen, sarı metale talebin artmaya devam edebileceğini ve gram altının fiyatının 139 TL’ye kadar çıkabileceğini belirtti.
Mergen “Önümüzdeki aylarda fiyatların orta vadede 1170-1250 aralığında konsolide olduktan sonra bazılarının dediği gibi 1500-1700 dolara değil ama 1350 dolara doğru hareket edebilmesinin ihtimal dahilinde olduğunu düşünüyorum. Şu günlerde bile fiyat “1300” dolara yaklaşmaktadır. FED’in Haziran ayında da faiz artışını es geçmesi dünya ekonomileri üstündeki şüpheleri artırabilir ve altın fiyatlarında yükselişi destekleyebilir” dedi.
Aralık ayının başında 1043 dolar/ons’ a kadar inen altının la ilgili daha önce FED etkisiyle 900 dolar öngörüleri yapıldığını hatırlatan Mergen, tüm yatırımcıların aynı yöne meyletmesinin ters yönde hareket yarattığını belirtti. Mergen “Herkesin satış yönünde hareket ettiği piyasalarda altın fiyatında bir ayda son 4 senenin en hızlı yükselişi yaşandı. Bunun nedenleri arasında Çin’ den gelen verilerin iyiye gitmemesi, Merkez Bankalarının tüm çabalarına rağmen dünya ekonomilerinin yeterince toparlanamaması ve beklenen hızda istenen seviyelere erişememesi, FED’ in faiz artışı konusunda dünya ekonomilerini de göz önünde bulundurabileceği beklentileri sayılabilir. Bunun bir örneği de geçtiğimiz günlerde bir değerlendirme kuruluşu olan Fitch’in dünya ekonomilerinde büyüme hızını 2.1 den 1.7’ ye indirdiğinde yaşandı.” diye konuştu.
“Dolar yükseldikçe gram altın da yükselir”
Bernanke’nin 2013 senesi Mayıs ayında açıkladığı tapering (parasal genişleme programının sonlandırılması) programından beri değer kazanmaya başlayan doların gram altın fiyatlarında çok etkili olduğunu belirten Mergen “Gram-altın hesaplamasında dolar-TL kuru ve dolar-ons fiyatının hesaplamada kullanılan formülün pay kısmında yer aldığından, kurun ve altının dünya piyasalarında aynı anda yükselmesi gram altın fiyatını büyük ölçüde yükseltebiliyor. Bu sene sonunda dolar-TL kurunun yaklaşık 3.20 olması durumunda ve altının da dünya piyasalarında 1350 dolara gelmesi halinde altının gramının 139 TL’ye kadar yükselmesi mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.
Destek Menkul Genel Müdür Yardımcısı Mergen, dolardaki yükseliş devam ettiği sürece gram altındaki yükselişin de devam edeceğini belirtti. Mergen, “Gram altına 2011 senesinden itibaren bakacak olursak 2011 Eylül ayında altının ons bazında 1925 dolara eriştiğinde ulaşılan 110 TL fiyatı sonraki yıllarda FED’in parasal genişleme programları dolayısıyla dolar-TL de ve altında global piyasalarda yaşanan düşüşle 76 TL’ ye kadar gerilemişti. Orada fazla durmadı zaten. Genel olarak bakıldığında son 4 senedir yaklaşık rakamlarla 110-80 TL aralığında dolaşan fiyatta doların TL karşısında hızlı yükselişi ile gram-altın’da tırmanış başlamıştır. “110-80” TL çanağının teknik anlamda yukarı yönde katlanması halinde fiyatta hedef olarak 139-140 TL ortaya çıkmaktadır. Diğer yandan kısa vadede altının 1310 dolar/ons, dolar kurunun da “2.90” olması halinde “122.00” TL de satıcılar gelebilir. Gram-altın’ da bu sene içinde fiyatın 105.00’in altına gelmesi zor gözükmektedir. Belirtilen fiyatın altına inilmesi için, dolar-TL’nin sene sonunda 2.90 olması halinde bile ons altının 1125 doların altına inmesi gerekmektedir ki bu da hem altın hem de dolar-TL bakımından zor gözükmektedir.” diye konuştu.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
