Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

Covid-19 salgını sektörleri nasıl etkiledi?

Editör
Abone Ol:

Deloitte Danışmanlık ekibinin hazırladığı “Küresel Covid-19 Salgını’nın Türkiye’de Farklı Kategorilere Etkileri Raporu”, 42 alt kategoride sektörlerin salgından etkilenme oranlarını ve tahmini toparlanma hızlarını ortaya koydu.

Virüsün yayılımını durdurmak için alınan önlemler sonrasında eğitim ve çalışma hayatının eve kaymasıyla beraber Skype, Zoom ve EBA gibi video konferans ve uzaktan eğitim sistemleri 15 katlık bir büyüme ile diğer kategorilerden ayrıldı. Bu kategorideki en hızlı gelişimi ise MEB’in uzaktan eğitim sistemi olan EBA gösterdi.

Evde yaşamanın bir diğer gereksinimi olan online alışveriş sonrasında, uzaktan gıda alışverişleri hızlı bir şekilde artış gösterdi. Bu kategoride ulusal marketler, indirim marketlerine oranla dijitalleşme yatırımları, kuvvetli lojistik ve eve dağıtım altyapıları ve e-ticaret deneyimleri ile 2 kata yakın etkileşim artışı gösterdi.

Sağlıklı beslenme ve bağışıklığı güçlü tutmanın daha da önemli olduğu bu dönemde, tüketiciler, vitamin, bal ve aktar ürünlerine yönelmesi sonucunda sağlıklı ürünler kategorisi de yükselişte olan kategoriler arasında yer aldı.

Örgü ve el işi gibi hobi siteleri evde daha fazla vakit geçiren tüketicilerden yüksek ilgi gördü.

Salgın sonrasında en hızlı yükselen bu kategorileri, internet- TV, medya, evcil hayvan, oyun ile kıyafet ve ayakkabı kategorileri takip ediyor. Salgının gündem olmaya başladığı ikinci hafta düşüş yaşayan kıyafet-ayakkabı kategorisi, agresif indirim kampanyaları ile son iki haftada yükselen bir trend göstermesine karşın, sosyal etkileşimin sınırlandığı bu dönemde bu artışın geçici olma riski de bulunuyor. E-ticarete erken uyum sağlamış firmalarsa, yaşanan süreçten daha az etkileniyor.

Çocuk ve bebek ürünleri kategorisiyse, bez, mama, ıslak mendil gibi hızlı tüketim ürünleri özellikle büyük boy paketlerle ilgi görürken; bebek arabası gibi dayanıklı ürünlerin tercihinde düşüş yaşanıyor.

İndirim marketleri hazırlıksız yakalandı

Pozitif büyüme gösteren son bölümdeyse kişisel bakım, iç giyim, kozmetik, kitap, akaryakıt ve indirim marketleri yer aldı. Son yıllarda ulusal zincirlere karşı agresif mağazalaşma atağıyla hızlı büyüme sürecine giren indirim marketleri, salgın döneminde talebin hızlıca dijital kanala kaymasına hazırlıksız yakalandı. Mart ayının ilk haftalarında petrol fiyatlarındaki küresel düşüşün de etkisiyle akaryakıt firmalarının etkileşimleri hızlı bir şekilde artarken, ayın ikinci yarısında girdiği düşüş trendinin ticari ve sosyal hayatın durgunlaşmasıyla devam etmesi bekleniyor.

Geleneksel medya kanallarından 3 kattan daha fazla etkileşime sahip sosyal medyanın, salgın dönemindeki performans artışı sınırlı oldu.  Genç nüfusu ile sosyal medya penetrasyonu zaten yüksek olan Türkiye’de, salgın döneminde etkileşiminde büyük bir artış olmazken, Twitter en pozitif ayrışan platform olarak öne çıktı. Ev gereçleri, yapı malzemeleri ve elektronik eşya kategorilerinde sınırlı bir pozitif yansıma gözlendi.

Salgının yayılmasına paralel olarak kamu randevu taleplerinde ve özel hastane etkileşimlerinde istikrarlı bir azalma gerçekleşti. Özel sektördeki negatif kayıpların kamuya göre daha az olduğu gözlenirken, bu negatif trendin yavaşlayarak devam etmesi bekleniyor.

Ev temizliği, oto kiralama, nakliye ve tamirat gibi hizmetler veren platformların etkileşimleri, tüketicilerin hastalık bulaşma riskini azaltmak ve tasarruf yapmak amacıyla ihtiyaçlarını ötelemelerine bağlı olarak sert bir düşüş gösterdi. Negatif trendin salgın döneminde devam etmesi öngörülüyor.

Spor medyası, mücevher, bahis, ulaşım kanalları, kültür sanat faaliyetleri, otel ve konaklama salgının negatif etkisini en fazla hisseden kategorilerin başında yer alıyor. Bahis ve spor medyasının, liglerin başlamasıyla birlikte, diğer sektörlere göre daha hızlı toparlanması bekleniyor.

Otomobil ve emlak yatırımları erteleniyor, ithalat azalıyor

Ev, işyeri, arsa kiralama ve satış yapılan sitelerde Mart ayı başıyla başlayan negatif trend, ayın ikinci yarısında hızlanarak devam etti. Tüketicilerin risk algısının artmasıyla birlikte uzun dönemli bir yatırım olan emlak kategorisinde etkileşimin daha da azalması beklenirken, benzer durum otomobil satışlarında da gözleniyor. Otomobil satış sitelerinin de etkileşimleri aynı haftalarda emlak kategorisinden daha fazla oranda azaldı. Havayolu kategorisinde mart ayında başlayan negatif eğri, seyahat kısıtlamalarıyla beraber giderek artış gösteriyor.

Uluslararası pazaryerlerinin yurtdışı sitelerinden yapılan ithalat talebinin Mart’ın son haftalarında sert bir şekilde düştüğünü gözlemliyoruz. İthal edilen ülke fark etmeksizin gördüğümüz bu düşüşün tüketim ürünleri ithalatı için öncü bir gösterge olduğunu ve ithalatta önümüzdeki aylarda paralel bir düşüş göstermesi bekleniyor.

Ticaret hayatının yavaşlamasına paralel olarak kariyer siteleri, kurumsal hizmetler ve yemek sipariş sitelerinde de azalış dikkat çekiyor. Eve azalan siparişler sonrası tarif sitelerinin trafikleri 3-4 kat arttı. Evde yemek yapma trendine paralel olarak dayanıklı tüketim ürünlerindeki talebin küçük ev aletlerine (su ısıtıcı, mixer, mini-fırın vb) kaydığı gözlemlendi, makarna, maya, kabartma tozu gibi ürünlerin talebi hızlı artış gösterdi. Bu ürünlerdeki doygunluğa yaklaşıldığını ve trendin yavaşlaması öngörülüyor.

Sosyal etkileşimin azalmasından en fazla etkilenen sektörlerden birisi de cinsel sağlık ürünleri oldu. Kondom gibi ürünlere olan talepteki azalış trendinin devam etmesi bekleniyor.

Sosyal ve ticari hayatın yavaşlaması, belli kamu hizmetlerinin azaltılması ile başta e-devlet olmak üzere kamu hizmet platformlarının etkileşimleri azalırken, Sağlık ve Eğitim Bakanlıkları diğer kurumlardan pozitif ayrışıyor. Mobilya, pazaryeri, spor alışverişlerinde sınırlı da olsa bir negatif etki görülürken, en hızlı toparlanma pazaryerlerinde bekleniyor.

Bankacılık ve kargo taşımacılığında negatif etki sınırlı kaldı

Ticari hayatın yavaşlaması (ör. sigorta, vergi sistemleri ve ihale portalleri etkileşimleri %30-40 azaldı) bankacılık kategorisinde negatif ayrışma yarattı. Her ne kadar bireysel dijital bankacılık etkileşimleri çok azalmasa da, ticaretin yavaşlamasıyla ticari bankacılık faaliyetlerinin yavaşlaması negatif bir etki yarattı. Bunun yanında, tüketicilerin evde toplu alışverişler yapması işlem adetlerini artırıyor.

Pazaryerlerinin performansları farklılık gösteriyor. Örneğin, tüketim ürünleri satanlarda etkileşim artsa da emlak/araba satışlarındaki sert düşüş genel olarak sektörün negatif performans sergilemesine sebep oluyor. Pazaryerlerinin etkileşimindeki düşüş ve firmaların kendi lojistik imkanlarını da seferber etmeleri kargo firmalarının etkileşimini az da olsa negatif etkiliyor.

Farklı seviyelerde özel ve kamu eğitim kurumları etkileşimleri incelendiğinde Mart’ın ilk haftalarında okullara ve üniversitelere ara verilmesiyle etkileşimlerde görülen düşüş, son haftalarda telafi edildi. Özel ve kamuda tüm seviyelerde uzaktan eğitimin yaygınlaşması ile eğitim kurumlarının trendi kuvvetli bir şekilde pozitife çevirmesi bekleniyor.

Hakan Göl: “Sürece hızlı adapte olan firmalar başarılı oldu”

Salgın süreci öncesi ve sırasındaki iyi uygulamaları değerlendiren Deloitte Şirket Ortağı Hakan Göl, normal zamanlarda iş süreçlerinde yaşanan sıkıntıların çözümü için yatırım yapan firmaların yanı sıra, salgın sürecinde değişen beklenti ve taleplere hızlı adapte olan firmaların bu süreci başarıyla geçirdiğini söyledi.  Hakan Göl sözlerine şöyle devam etti:

“Kurumsal hizmet ve ürün satışı yapan firmalar evden çalışmanın artması ve ticaretin yavaşlamasıyla bu dönemde tüketici ürün ve hizmetlerine yönelerek trendi tersine çevirmeyi başardılar. Talepte sert düşüş yaşayan firmalarsa, tüketicileriyle olan bağlarını ücretsiz içerik ve webinarlar ile korumaya çalışıyor.

Gıda dışı birçok tüketim ürünü kategorisinde ilk haftalardaki negatif dalga, mart ayının sonlarına doğru agresif indirim kampanyaları, ücretsiz teslimat ve değişim garantisi gibi yüksek faydalar ile tersine döndü.

El değmeden paketleme, temiz paketleme malzemeleri, günlük temizlenen teslimat araçları ve maske, eldiven gibi koruma önlemleri alan dağıtım personeli gibi uygulamalar müşterilerin hijyen endişelerini azaltmada yardımcı oldu.

Hızlı yükselen e-ticarete hazırlıksız yakalanan firmalarda sipariş takip ve teslimat süreçlerinde yaşanan yoğunluk müşteri kayıpları meydana getirdi. Sipariş ve teslimat süreçlerinin tamamen dijitalleşmesi ya da bu alanda üçüncü parti desteği alan firmaların daha başarılı bir şekilde ayrıştığını gözlemlemekteyiz. Efsane Cuma gibi yoğun satış dönemlerinde yaşanan kapasite sıkıntıları ve müşteri memnuniyetsizliklerini çözmek için kendi dağıtım ağına ve ekiplerine yatırım yapan firmalar bu yatırımlarının karşılığını salgın sürecinde almışlardır.”

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır

Editör

Yazar:

Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”

Devamını Oku

Genel Haberler

Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar

Editör

Yazar:

Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.

ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:

“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.

Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”

ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.

Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.

Devamını Oku

Genel Haberler

BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı

Editör

Yazar:

Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.

Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.

A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER