Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

Discount pazarında Dim Down rüzgarı esecek!

Editör
Abone Ol:

Türkiye’nin en güçlü ve büyük distribütörlerinden olan Hedef Grubu’ndan Şakir Kara, perakendeciliğe Dim Down Discount Marketler Zinciri projesiyle yeniden dönüyor. 90’lı yıllarda Arslan kardeşlerden aldığı TEM Marketleri Zinciri’ni Eko Market’e dönüştürerek sektöre giriş yapan Hedef Grubu, daha sonra bu marketlerini Tansaş’a satarak sektörden çekilme kararı almıştı. İlerleyen yıllarda bu sevdasına yeniden dönen grup, Yalçınlar Marketler Zinciri’ni devir alarak Eko Marketler Zinciri’ne dönüştürüp sektörde yeniden giriş yaptı. Bu projedeki marketleri de Mahmut Karadağ’ın zincirine devreden Hedef Grubu, şimdi 35 milyon dolarlık yatırımla Dim Down (Devamlı İndirim Marketleri) Marketler Zinciri’ni kurarak indirim mağazacılığı sektörüne büyük oyuncu olarak katılıyor. Grup, ilerleyen yılarda da cash&-carry pazarına girecek.
DİM Down Genel Müdürü Mekki Bilgen, perakende, gıda ve dağıtım sektörünü yakından tanıyan bir isim. Hedef Grubu’nun kurucuları Kara Ailesi’nin yanında uzun yıllar çalışmış, kısa bir süre yine discount marketçilik yapan GRİ’nin değişim aşamasında bulunmuş, daha önceden Happy Center’de kendi ifadesiyle adeta marketçilik stajı yapmış. Bilgen ile hem Dim Down’u hem de sektörü konuştuk. Bilgen, büyük bir samimiyetle, çok sıcak bir ortamda sorularımızı cevaplandırdı, gelecek vizyonunu çizdi. Hedef ailesinin çalışmalarını da özetleyen Bilgen, şunları söyledi:
“Kara ailesi, 1993 yılında Van’dan İstanbul’a gelince Rami’de Ercan Ticareti kurdular. Ben de o tarihten beri aileyle birlikteyim. 65 firmanın bayiliğini yapan Hedef, aynı zamanda Türkiye’nin en büyük P&G bayisidir. 1997 yılına kadar ilaç ve gıda dağıtım işini sürdürdü. Daha sonra ilaç grubunu Sancak ailesine devrederek bu sektörden çıktı. Oruçoğlu Yağ Sanayii’nin tamamını satın aldı. Kardeşler Unix Kozmetik’i kurdu. King Boya satın alındı. Akdeniz bölgesinde, otellere tedarik amacıyla Horeca adlı şirket kuruldu. Yine İstanbul’da uluslararası gemilere kumanya hizmeti veren bir şirket de bulunuyor”.
Kara ailesinin o yıllarda perakende sektörüne odaklanmadığını ifade eden Bilgen, “Sezginler’den boşalan pazarda organizasyon yapacak şirket kalmaması nedeniyle Hedef, dağıtım pazarına ağırlık verdi. Bir iki market denemesi oldu ama kendilerine zarar vermemesi için bu marketleri elden çıkardı” dedikten sonra discount market pazarına giriş nedenlerini şöyle sıraladı:
“Discount market pazarı çok hızlı büyüyor. Krizle birlikte bu pazara olan ilgi arttı. Pazarda lider markayı izleyen güçlü oyuncular yok. Kasım 2008 tarihinde discount pazarına girmek için çalışmalara başladık. 1 milyon TL ödenmiş sermayeli Devamlı İndirim Mağazacılık A.Ş.’yi kurduk. Proje için 35 milyon dolarlık sermaye ayırdık. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Şakir Kara, bize çalışmalarımızda tam destek verdi. İlk etapta 18 mağaza açacağız. Distribütör firma olduğumuzdan market markalı ürünleri rafa koymayacağız. Zira bu ürünler, markalara zarar veriyor. Markaların da tüketicilere ucuza satılacağını göstermek istiyoruz. Raflarda bin barkodlu ürün bulunacak. Aynı konsepten bir üst bir de alt marka olacak. Ürünleri yer paletlerinde teşhir etmeyeceğiz. Müşteri malları eğilmeden alabilecek. Asıl farkımız bu olacak. Reyon aralarında mutlak suretle 2 market arabası geçebilecek. Ciroya göre her mağazada 2-3 personel görev yapacak. Terazi bulunmayacak. 2009 yılı sonunda 60 mağazaya ulaşacağız. Sonra Marmara Bölgesi’ne yayılacağız. 2012 yılına kadar 280 mağazaya ulaşmış olacağız. 2030 yılında Türkiye geneline yayılmayı ve 2 bin 500 mağazaya ulaşmayı hedefliyoruz”.
Popüler caddelerde mağazalar açmayacaklarını ifade eden Bilgen, “İnsertlerde hangi ürünün kaç adet satılacağı yazılacak. Rafa Çin malı ürünlerde koymayacağız. Dim konseptinde farklı gramlı ve ambalajlarda ürün satmayacağız. İlerleyen yıllarda cash&carry mağazacılığa da gireceğiz ama bu mağazaları İstanbul’da değil çevre illerde açacağız” dedikten sonra şu bilgileri verdi: “Türkiye’de faaliyette bulunan bütün discount marketleri inceledik. Bizler DİM olarak bunlardan ortak bir tablo çıkarıp projede bunu uyguladık. Tamamen bize özgü bir konsept olacak. Kadromuzda bu sektörde çalışmış değerli elemanlar da var. Bu pazarı apartman altı mağazacılık olarak görmüyoruz”.
Bilgen, sosyal sorumluluk projelerine de destek vereceklerini, ünvanlarında bulunan down kelimesi nedeniyle bu sendromu taşıyan hastalara yardım etmek amacıyla çalışmalarda bulunacaklarını ifade etti. Şirkette Yönetim Kurulu Başkanı olarak Şakir Kara gözükürken, yönetim kurulu üyeleri ise eşi, oğulları ve kızlarından oluşuyor. Yasin, Yusuf, Neşe, Ayşegül, Kübra Kara, yönetim kurulunun diğer üyeleri.
Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır

Editör

Yazar:

Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”

Devamını Oku

Genel Haberler

Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar

Editör

Yazar:

Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.

ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:

“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.

Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”

ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.

Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.

Devamını Oku

Genel Haberler

BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı

Editör

Yazar:

Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.

Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.

A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER