Genel Haberler
EGD’den İzmir’de Küresel Isınma Kurultayı
Kurultay’da Temiz Enerji, Temiz Kentler mesajı verildi.
Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) XI. Küresel Isınma Kurultayı’nı 29 Kasım 2019 Cuma günü İzmir’de Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kurultay, Yaşar Üniversitesi, Folkart, Coca Cola ve GENSED sponsorluğunda, www.iklimekonomisi.org desteği ve İzmir Büyükşehir Belediyesi katkılarıyla yapıldı.
Yerel yöneticilerin, gazetecilerin, sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinin katıldığı toplantıda Kurultay’ın sloganı olan ‘Temiz Enerji, Temiz Kentler’’ çağrısı destek buldu.
Kurultay’ın açılış konuşmalarını EGD Başkanı Celal Toprak, Küresel Isınma Kurultayı Komitesi adına Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış CEO’su Ali Haydar Bozkurt, EBSO Yönetim Kurulu Başkanı adına EBSO Enerji Grubu Başkanı Muhsin Dönmez ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer yaptı.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Ekonomi Gazetecileri Derneği’nin 11 yıldır gerçekleştirdiği kurultay ile sahip olduğu vizyonu gösterdiklerini dile getirdi. Soyer, “Ekolojik yıkım, insanın kendini doğanın sahibi görmesi sebebiyle tüm yaşamımızı tehdit ediyor. Doğada yarattığımız her tahribat iklimde yarattığı etkiyle hepimizi etkiliyor. Toplumların farklı kesimlerinden insanlar karşı karşıya olduğumuz bu tehditten gezegenimizi korumak için uzun süredir çalışıyor. 2015 Paris İklim Zirvesi’ne devlet başkanlarının yanı sıra belediye başkanları da davet edildi. Bununla uluslararası bir zirveye ilk defa belediye başkanları da davet edilmiş oldu. Çünkü anlaşıldı ki, bu mücadele hükümet kararları, mevzuat düzenlemeleri veya yasalarla yürütülemez. Aşağıdan yukarıya sahiplenilmesi ve yerel yönetimlerle, vatandaşların dahil olması gereken bir süreçten bahsediyoruz. Pek çok hükümetin, doğaya zarar veren mevcut politikalarını değiştirmemekte ısrarcı olduğunu görüyoruz. Oysa içecek suyumuz, soluyacak havamız ve üzerinde yaşayacağımız bir toprak kalmadığında yönetilecek şehirler ya da ülkeler de olmayacak. Dolayısıyla tüm karar vericilerin bu sürece karşı derhal adım atması gerekiyor” dedi.
İklim değişikliğinden en çok etkilenecek şehirlerarasında İzmir’in ön sıralarda yer aldığına dikkat çeken Soyer şu ifadeleri kullandı: “İnsanın havayla, suyla, iklimle, doğanın tüm bilişenleriyle dost olduğu bir kent yaratmayı en başından beri hedefliyoruz. Bu nedenle sadece insanların değil, yanı başımızdaki flamingoların da başkanı olacağımı ifade etmiştim. Doğaya uyumlu bir yerel yönetim anlayışını inşa etmek için strateji hazırlıyor ve adım atıyoruz. İklim değişikliğine uyum sağlayacak politikalar geliştirmek için ilk olarak İklim Değişikliği Daire Başkanlığı’nı kurduk. Sera gazı emisyonumuzu yüzde 20 azaltma taahhüdümüzü, İklim ve Enerji İçin Başkanlar Sözleşmesiyle 2030’a kadar yüzde 40 oranında emisyonumuzu azaltacağımız şekilde yeniledik. Yaşanabilir İzmir için güneş enerjisinden elektrik üretimini arttırmayı önceliklerimiz arasına koyduk. Bu doğrultuda, Menderes’teki Solar Çamur Kurutma Tesisi’nin, Bayraklı Ekrem Akurgal Yaşam Parkı ve Spor Salonu’nun, Seyrek Hayvan Barınağı’nın Selçuk Katı Atık Transfer İstasyonu’nun çatılarına güneş santralleri kurduk. ESHOT filomuzda bulunan 20 elektrikli otobüsü, yılbaşında 40’a çıkarıyoruz. ESHOT’un Buca’daki atölye binalarına bunların elektrik ihtiyaçlarını karşılamak için güneş santralleri kurduk.”
İzmir’de sağlıklı, güvenilir ve temiz ulaşım yöntemlerini kullanmayı amaç edindiklerini vurgulayan Soyer, “İzmir’i ‘Demir ağlarla örüyoruz’ dememizin nedeni, sağlıklı, güvenilir ve temiz ulaşım yöntemlerini İzmir’de hakim kılmaya çalışmaktır” dedi. Aliağa İtfaiyesi’nde 68, Bergama Mezbahasın ’da 74 ve Uzundere Çok Amaçlı Spor Salonu’nda 35 kilovat gücünde güneş enerjisi santrali kurmak için çalışma başlattıklarını aktaran Soyer, yeni doğan her bebek için fidan dikeceklerini de söyledi. Soyer, “Geçtiğimiz hafta Harmandalı’da açtığımız biyogaz tesisi ile atıktan enerji üretme devrini başlattık. Bergama, Dikili, Kınık ve Aliağa’da da dört yeni atık tesisini en kısa zamanda hayata geçireceğiz. Türkiye ve dünyanın en güzel doğal alanlarından Gediz Deltası’nın UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınması için resmi başvurumuzu yaptık. Ülkemizin her tarafında karşılığını gördüğümüz ağaçlandırma çalışmalarımız tüm hızıyla sürüyor. Bu kapsamda İzmir’de doğan her bir bebek için bir fidan dikeceğiz. Bebeklerimiz, kendileri için dikilen ağaçlarıyla büyüyecek. 35 yaşayan park kurarak, bunları yeşil koridorlarla kırsal alanlara bağlamayı hedefliyoruz. Bu ve benzeri buluşmaların artması ümit ediyoruz” ifadelerini kullandı
EGD Yönetim Kurulu Başkanı Celal Toprak, konuşmasında, “11 yıl önce iklim değişikliği konusunda farkındalığa katkı yapmak için yola çıkmıştık. İklim değişikliği ayrım yapmadan tüm insanlığı etkiliyor. Hepimizi aynı gemideyiz. Bu kötü gidişe dur demek için herkesin elini taşın altına koyması lazım yoksa yarın çok geç olacak. Biz bir gazeteci örgütü olarak elimizi taşın altını koyduk. Bu mücadeleye omuz verdik” İfadelerini kullandı.
Küresel Isınma Kurultayı Komitesi adına söz alan Türkiye Pazarlama ve Satış A.Ş. CEO’su Ali Haydar Bozkurt ise “Doğa içinden insanı aldığınız zaman kendi dengesini çok güzel kuruyor ve kendisini sürekli yeniliyor. Bütün bu olayı yaratan biziz. Bu konuda önlem almak için elimizden geleni yapmalıyız. Biz çocuklarımızı sokakları kirletme diye yetiştiriyoruz. Japonlar sokakta çöp görürsen al çöpe at diyerek yetiştiriyor. Bu nedenle Japonya’da sokaklar tertemizdir. Markamız kendi yarattığı kirliliğin ve küresel etkinin çok farkında. Bundan 50 yıl önce araç sayısının artacağını ön görüyor ve kendi yarattığımız kirliliğin önüne geçelim diyerek hibrit teknolojiyi uyguluyor. Marka fabrikalarında yenilebilir enerji kullanmaya çalışıyoruz” dedi.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
