Genel Haberler
En çok yemeğe en az sağlığa para harcıyoruz
Maptriks’in yaptığı araştırmaya göre Türkiye’deki nüfus en az sağlık ile eğitime harcama yaparken teknoloji kullanımı da hala düşük seviyelerde. Aynı araştırmaya göre İstanbul 3.534 TL ile ortalama hane geliri en yüksek il.
Coğrafi bilgi sistemlerini kullanarak yazılım ve modeller geliştiren, Türkiye’nin en büyük veri tabanı kaynağına sahip şirketi Maptriks’in verilerine göre Türk halkı en çok gıda ve içeceğe, en az sağlık ve eğitime harcama yapıyor.
Türkiye’nin demografik, sosyo ekonomik ve harcama verilerinden derlenen araştırmaya göre Türkiye genelinde toplam 29 ilin nüfus büyüklüğü 750 binin üzerinde iken İstanbul Türkiye nüfusunun yüzde 18’lik diliminde bulunuyor. Yaş gruplarının Türkiye ortalamalarına göre ise 0-14 yaş grubunun Türkiye ortalaması yüzde 25 iken 65 ve üzeri yaş grubunun Türkiye ortalaması yüzde 8 oldu.
Türkiye’deki nüfusun genel harcama verilerinin de yer aldığı araştırmada hane halkı başına aylık ortalama tüketim harcamasının 2.496 TL olduğu kaydedildi. Türk halkının yaptığı harcamaların yüzde 26’sı konut, su, gaz gibi giderlere yapılırken bunu yüzde 20’lik harcama oranı ile gıda ve alkolsüz içecekler takip etti. Ancak lokanta ve yemek hizmetleri için yapılan yüzde 6’lık harcama da dâhil edildiğinde bu oran yüzde 26’ya kadar çıkıyor. Üçüncü sırada ise yüzde 17’lik oran ile ulaştırma için yapılan harcamalar bulunuyor.
Sağlık ve eğitim harcamaları yüzde 2’lik harcama payları ile listenin en altında yer alırken eğlence ve kültür için yapılan harcamaların genel harcamalar içindeki payı yüzde 3’te kaldı.
Türkiye’deki hane gelirlerinin de yer verildiği araştırmada hane halkı başına aylık ortalama 2.496 TL olan tüketim harcamasına karşılık ortalama aylık gelir 2.644 TL oldu. İstanbul 3.534 TL ile ortalama gelirin en fazla olduğu il olurken hane halkı başına en düşük gelirin düştüğü il ise 1.109 TL ile Bayburt oldu.
Türkiye’de teknoloji kullanımı hala düşük
Sosyo ekonomik verilerin (SES) de yer aldığı araştırmada dikkat çeken diğer önemli nokta ise bilgisayar ve ileri teknoloji ürün kullanımının düşük olduğu C SES ve DE SES gruplarının Türkiye’nin yüzde 94’ünü oluşturması oldu. Araştırmada Türkiye’deki nüfus sosyo ekonomik olarak üç ana guruba ayrıldı:
AB SES Grubu: Kişilerin ileri teknolojik ürün kullanımını tercih ettiği ve araç sahiplik oranının çok yüksek olduğu grup.
C SES Grubu: Kişilerin yarısına yakının araç sahibi olduğu, bilgisayar ve ileri teknolojik ürünlerinin kullanımının düşük olduğu grup.
DE SES Grubu: Eğitim seviyelerinin ilkokul veya ortaokul seviyesinde olduğu kişilerin yer aldığı ve araç sahipliğinin çok düşük, teknolojik kullanımının ise çok az olduğu grup.
Bu üç grubun Türkiye dağılımında C SES Grubu ve DE SES Grubu’nun her biri yüzde 47’lik oranlar ile nüfusun neredeyse tamamını oluştururken AB SES Grubu dağılımı yüzde 6 seviyesinde kaldı.
“Başarılı ticari performans için Coğrafi Bilgi Sistemleri kullanılmalı”
Konuyla ilgili açıklamada bulunan Maptriks Kurucu CEO’su Fatih Kuralkan, Türkiye’nin 81 ilinde cadde ve sokaklara kadar nokta bazında tüm coğrafyayı inceleyip sektörlere yönelik detaylı raporlar hazırladıklarını söyledi.
Yeni mağazaların açılacağı konumun belirlenmesinde modern teknolojinin kullanılmasının hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Kuralkan, “Her gün daha da akıllanan dünyamızda, konumu ‘akıllıca’ belirlenmemiş işyerlerinin başarılı bir performans sergilemesini beklemek hayal olur. Yeni işyeri için potansiyel konumun çevresinin, nüfusun yapısının, aynı lokasyondaki rakip işyerlerinin ve daha birçok kriterin bilimsel analizi yapılmalıdır. Bu ayın başında yayınladığımız AVM raporumuz bu kriterlerden sadece biridir. Batılı büyük şirketlerin yatırım yapacakları alanları belirlerken kullandıkları Coğrafi Bilgi Sistemlerini kendi teknolojilerimiz ile Türk şirketlerin hizmetine sunuyoruz. Bu sistem ile düzenli olarak yayınladığımız AVM verileri dışında perakende, hızlı tüketim ürünleri, enerji, finans, gayrimenkul, medya ve daha birçok sektör için en ücra alanlara kadar hedef odaklı veriler sunuyoruz.” dedi.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
