Genel Haberler
“Tesis yönetim firmalarına lisanslama getirilmeli”
Tesis Yönetim Derneği (TRFMA) Yönetim Kurulu Başkanı Gökçenur Çelebioğlu, sektörün gelişimi, hizmet çeşitliliği, hizmet ve çalışan kalitesinin artırılması için lisans zorunluluğunun gerektiğini vurguladı.
Çelebioğlu, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla konuyla ilgili görüşmelere hazır olduklarını belirterek, lisans sisteminin gelmesiyle birlikte sektörün, ülke ekonomisine ve istihdamına olan katkılarının daha da artacağını vurguladı.
Sektörde sadece temizlik ve güvenlik hizmet veren birçok firmanın kendisini tesis yönetim firması olarak tanıttığını sözlerine ekleyen Çelebioğlu, şöyle devam etti; “Tesis yönetimi firmaları mühendislikten mimarlığa, hukuktan davranış bilimlerine kadar birçok konuda bilgi ve deneyim sahibi olmak, ulusal ve uluslararası standartları, yönetmelikleri ve mevzuatları takip etmek zorunda. Tesis yönetimi kompleks bir sektör ve içerisinde hizmet sağlayıcıların yönetiminin yanı sıra, alan yönetimi, iş sürekliliği yönetimi, acil durum yönetimi, yatırım yönetimi gibi birçok hizmet kalemini barındırıyor. Sektöre lisanslama getirilmesiyle birlikte hizmet kapsam alanlarına bir çerçeve çizilebilecek, lisans belgesine sahip olmayan firmaların bu hizmetleri vermeleri engellenebilecek ve sektörün ülke ekonomisine olan katma değeri artacak.”
Tesis Yönetim Derneği’ne üye 30 firmanın birçoğunun TSE hizmet yeterlilik belgelerinin yanı sıra, Tesis Yönetimi Sistemi, İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi, Enerji Yönetim Sistemi, Çevre Yönetim Sistemi, Kalite Yönetim Sistemi, İş Sürekliliği Sistemi, Bilgi Güvenliği Yönetimi Sistemi, Gıda Güvenliği ve Hijyeni gibi birçok sertifika ve belgeye sahip olduğunu, bu belgelerin hizmet ve kaliteyi yukarılara çektiğini sözlerine ekleyen Çelebioğlu, “Sektöre lisanslama sisteminin gelmesiyle birlikte birçok regülasyon da uygulamaya alınacak. Bu regülasyonlarla birlikte sektördeki tüm firmalar gerekli sertifikasyonlara sahip olacak, gerekli sayıda ve eğitimde yönetici personel çalıştırmak zorunlu olacak. Böylece sektörün hizmet kalitesi üst noktalara taşınarak, ülke ekonomisine ve istihdama katkısı artacak” şeklinde konuştu.
“Lisanslama ile yönetimde şeffaflık sağlanabilir”
Lisanslama sisteminin tesis yönetimi firmalarından hizmet alan kullanıcılar için de son derece önemli olduğunun altını çizen Çelebioğlu, “Tesis yönetim sektöründe lisanslama ile yönetimde şeffaflık sağlanarak iş kazalarının ve yüksek işletme giderlerinin önüne geçilebilir. Ayrıca tesis yönetim lisansı ile tesislerde yönetimden kaynaklı yaşanan üretimin durması, ani gelişen büyük bütçeli masraflar gibi birçok sorunun da önüne geçilebilir” dedi.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
