Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

TÜRES: Yemek kartı komisyonu esnafı batıracak

Editör
TÜRES Başkanı Ramazan Bingöl
Abone Ol:

Komisyon oranlarının yüksek olmasından şikayet eden restoran sahipleri 1 günlük uyarı boykotuna hazırlanıyor.

Dünya Gazetesi’nin haberine göre restoran ve lokanta sahipleri, yemek kartı şirketlerine karşı birleşiyor. Yüksek komisyonlar nedeniyle zaten düşük olan karlılıklarının tamamen ortadan kalkarak, kendilerini zarara uğrattığını savunan restoran ve lokantacılar, taleplerinin yerine getirilmemesi halinde boykota gideceklerini söylüyorlar. İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı İbrahim Çağlar ise orta yolun bulunması için devreye girdi. Her iki tarafı da dinleyen Çağlar, yemek kartı şirketlerinden bir rapor aldı. Raporu inceleyen restoran sahipleri ise uzlaşmanın uzak olduğunu ve boykot kararı alacaklarını belirtiyor.

Yemek kartı kullanan kişi sayısının 3.5 ile 5 milyon arasında olduğunu belirten Tüm Restoranlar Lokantalar ve Tedarikçiler Derneği (TÜRES) Başkanı Ramazan Bingöl, yemek kartı şirketlerinin kendilerinden yüzde 7.5-10 arasında komisyon aldığını, yaptıklarının zenginden alıp, fakire vermek olduğunu söyledi. Çalışanlarına yemek kartı dağıtan şirketlerin iskontoyla bu kartları aldığını, fakat iskontoların restoran ve lokantalara bindirildiğini ifade eden Bingöl, “Dünyada yüzde 3- 4 komisyon alınırken, bizde bu 2 kat fazla. Yemek kartı şirketleri müşterilerine yüksek oranda iskonto uyguluyor. Bunu da bizden çıkarıyorlar. Ödemelerinin vadelerini de yükseltiyorlar şimdi. 60 güne varan vadelerle sözleşme yenilemeye zorluyorlar” dedi.

tures lokanta restoran giderleriŞirketlere uygulanan iskontonun yasadışı olduğunu söyleyen Bingöl, bunu Ticaret Bakanlığı ile görüştüklerini kaydetti. Bingöl, sözleşmelerin yeni şartlarla yenilenmesi halinde esnafların batabileceğine dikkat çekti. Sorunların ortadan kalkması için İTO Başkanı Çağlar’ın konuya müdahil olduğunu ve orta yol bulmaya çalıştığını bildiren Bingöl, şöyle devam etti: “Yemek kartı şirketleri İTO’ya bir rapor sundu, biz de inceleyeceğiz. Görüşmelerden bir sonuç alamazsak, tarihini açıklayacağımız bir günde sembolik olarak 1 günlük boykot kararı alacağız. Sorun çözülmezse kalıcı bir boykot düşüneceğiz. 8 binin üstünde şube var derneğimize üye olanların ama, tüm sektör paydaşları bizimle birlikte hareket edeceklerini ifade ediyorlar.”

İTO Restoran ve Yiyecek, İçecek Hizmetleri Komitesi Başkan Yardımcısı Ali Tatlıdil’de Ocak ayının sonunda yemek kartı şirketlerinin sözleşmeleri yenileyerek, 15 gün olan vadeleri 30 güne çıkarmak için çalışmaya başladıklarını bildirdi. Vadeleri 15 günde tutmaya direten restoran ve lokantalara ise ek 1.5 puanlık komisyon uygulanmak istendiğini ifade eden Tatlıdil, “Anlaşmalar devam ediyor ama EKC cihazlarının güncellenmesi gerekiyor. Bu güncellemeyi sözleşmesini yenileyene yapacaklarını söylüyorlar. Güncelleme yapılmazsa cihazlar kullanılamayacak” dedi.

İTO Başkanı Çağlar’ın sorunu dinledikten sonra yemek kartı şirketiyle yaptıkları sözleşmeyi iptal ettiğini anlatan Tatlıdil, şu ifadeleri kullandı: “Bir kurum bu şirketlerden iskonto aldığında, o iskonto restoran ve lokantaların üstüne yıkılıyor. Biz bu iskontoların ve dolayısıyla bizden alınan komisyonların azaltılması için çalışıyorduk. Şimdi şartları daha da zorlaştırmak istiyorlar. İTO Başkanı Çağlar, bu konuları dinledikten sonra, yeni sözleşmelerinde iskontoyu tamamen kaldırdı. Karlılıklar bu kadar düşükken, bir de restoran ve lokantanın cirosundan yüzde 10 komisyon almak, o işletmeye yarı yarıya ortak olmak demektir.”

Tatlıdil görüşmelerin sürdüğünü fakat bir sonuç çıkmayacağını ve boykota gideceklerini ifade etti.

“Fırsatçılık yapıyorlar”

Konuyla ilgili daha önce Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken de bir açıklama yapmıştı. Yemek kartlarındaki komisyonların yüksek olmasının zaten restoranları zorladığını belirten Palandöken, açıklamasında “Bir de üzerine vadenin uzaması esnafı zor durumda bırakıyor. Mevcut durumda zaten terör olayları nedeniyle sıkıntıda olan ve iş yapamayan esnafı fırsatçılık yaparak daha da zorluyorlar. Burada hem komisyon hem de vadeyi uzatarak bir koyundan iki post çıkarıyorlar. Bu durum restoranların maliyetini ve dolayısıyla fiyatları da yükseltebilir” ifadelerini kullanmıştı.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır

Editör

Yazar:

Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”

Devamını Oku

Genel Haberler

Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar

Editör

Yazar:

Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.

ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:

“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.

Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”

ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.

Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.

Devamını Oku

Genel Haberler

BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı

Editör

Yazar:

Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.

Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.

A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER