Genel Haberler
Uluslararası Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi gerçekleşti
Ankara Ticaret Odası’nın (ATO) Anadolu’nun bu yıl ikincisini düzenlediği, “Uluslararası Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi”, “Anadolu’dan Dünyaya” temasıyla gerçekleştirildi.
Türk mutfağı ve değerlerine sahip çıkmak hedefiyle, yerel üreticiyi desteklemeyi ve ürünlere katma değer kazandırmayı amaçlayan Metro Türkiye’nin de sponsorları arasında yer aldığı zirvede şeflerden kooperatiflere kadar uzanan birçok katılımcı ve uzman coğrafi işaretler alanında daha fazla bilgi ve deneyim edinme, son gelişmeleri anlama, network ve ticari ilişkileri geliştirme gibi birçok fırsatı yakaladı. Ücretsiz olarak gerçekleştirilen konferans programında 10 oturum boyunca 60’tan fazla konuşmacı coğrafi işaretler konusunun bilimsel, ticari ve hukuki yönlerini katılımcılara detayları ile aktardı. Metro Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Boris Minialai de zirvenin ilk gününde “360° Coğrafi İşaretler” konulu oturumun açılış konuşmasını yaptı.
Şu an 450’ye yakın coğrafi işaretli ürünün bulunduğu Türkiye’de 2 bin 500 coğrafi işaretli ürün potansiyeli olduğunu söyleyen Minialai, bu rakamın tüm Avrupa’nın ürün potansiyeliyle neredeyse eşit olduğu bilgisini verdi. Bu potansiyeli ortaya çıkarmanın ise başta üreticiler, kooperatifler, yerel otoriteler olmak üzere, çok paydaşlı bir ekosistem ile mümkün olduğunun altını çizen Minialai, “Türkiye sahip olduğu binlerce yıllık tarihi ve yemek kültürüyle çok önemli bir değere sahip. Bunu dünyaya tanıtmanın, ihracat değerini artırmanın yolu; yerel ve coğrafi işaretli ürünlere yatırım yapmak, bu değerlere sahip çıkmaktan geçiyor. Bu nedenle Türkiye için çok önemli ve değerli olan böylesi bir etkinliğin sponsorları arasında yer almaktan dolayı çok mutluyuz” dedi.
2012 yılından beri yürütülen coğrafi işaretli ürünler projesi ile ilgili sözlerine şu şekilde devam etti: “Üreticileri, kooperatifleri, yerel otoriteleri, üniversiteleri ve tüm paydaşları sürece dahil ettik ve bu ürünlerin ticari değer kazanması ve bilinirliğinin artması için çalıştık. Bugün raflarımızda bulunan 150’ye yakın coğrafi işaretli ürünün ve Metro’nun bulunduğu 10 ülkeye yapılan yaklaşık 10 milyon Euro’luk ihracat rakamının ardında bu ortak çalışma vardır.”
Coğrafi işaretli ürünlerin ticari değer kazanması, gelecek kuşaklara aktarılması ve yaşatılmasında eğitimin önemli bir rolü olduğunu da vurgulayan Minialai bu yıl coğrafi işaretlerin, mesleki ve teknik okullarda müfredata girmesiyle ilgili olarak da şunları söyledi: “Eğitim, coğrafi işaretli ürünlerin korunması, gelecek kuşaklara aktarılması için en önemli konulardan biri. Bunun için geçtiğimiz aylarda Milli Eğitim Bakanlığımız ile bir protokol imzalamıştık. Bu sonucunda coğrafi işaretli ürünler bu yıl okullarımızda müfredata girdi. Metro Türkiye’nin önerisiyle başlayan bu projeyle her yıl 65 bin öğrenci bu alanda eğitim alacak. Bunda katkımız olduğu için onur duyuyoruz. Her bir öğrencinin, gelecekte coğrafi işaretlerle ilgili yürütülecek çalışmalarda ön saflarda yer alacağına inanıyoruz.”
Cem Seymen’in yaptığı oturum; Türk Patent ve Marka Kurumu Coğrafi İşaretler Daire Başkanı Hakan Kızıltepe, Metro Türkiye Meyve Sebze Kategori ve Coğrafi İşaretler Müdürü Birol Uluşan, SS Bursa Bölgesi Tarım Kooperatifleri Birliği Başkanı Osman Özkan, Şef ve Sosyal Girişimci Ebru Baybara Demir ve MEB Mesleki ve Teknik Okullar Genel Müdürlüğü Sosyal Ortaklar ve Projeler Daire Başkanı Şennur Çetin’in katılımları ile devam etti.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
