Genel Haberler
İHKİB: İhracata giden yol tasarım ve markalı üretim
Türk tasarımcılar ve markalar, üçünün de altında İHKİB’in imzası bulunan Mercedes – Benz Fashion Week Istanbul (MBFWI), The Core Istanbul ve Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışması ile bir kez daha küresel vitrinde yerlerini aldı.
İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Gültepe, Türk Moda Endüstrisi’nin 2018’de 17,6 milyar dolar olan ihracatını orta vadede iki katına çıkarmayı hedeflediklerini bildirdi. Gültepe, “33 milyar dolarlık ihracata giden yolu tasarımlı, yüksek katma değerli ve markalı üretim ile kısaltıyoruz” dedi.
Mustafa Gültepe, organizasyonlarla ilgili açıklamasında Türkiye’yi hazır giyim üreticisi ülke kimliğinden sıyırıp küresel moda endüstrisinin merkezlerinden biri yapmak istediklerini söyledi. Bu hedef doğrultusunda göreve başlar başlamaz Dört Dörtlük Plan adını verdikleri yol haritasını kamuoyuna ve sektöre ilan ettiklerini hatırlatan Gültepe, şöyle devam etti:
“Dört Dörtlük Plan ile ihracat çıtamızı 33 milyar dolara çıkardık. Hedefe ulaşabilmemiz için tasarımın, yüksek katma değer yaratmanın, markalaşmanın ve elbette tanıtımın hayati önemi bulunuyor. İHKİB olarak bu konularda hem moda endüstrimize hem de diğer sektörlere öncülük ediyoruz. Sektörümüze yüzlerce tasarımcı kazandırdığımız Koze Genç Moda Tasarımcıları Yarışması’nın 27’incisini dün akşam gerçekleştirdik. Uluslararası marka haline getirdiğimiz ve dünya moda haftaları arasında ilk 10’da yer alan MBFWI ile tasarımcılarımızı ve markalarımızı küresel vitrine taşıyoruz. MBFWI ile eş zamanlı düzenlediğimiz The Core İstanbul ile tasarımcılarımız ile markalarımızı yeni iş birlikleri için bir araya getiriyoruz. Bütün bu çalışmalarla 4 yıl içinde markalı ihracatımızı ikiye katlayarak 5 milyar dolara çıkaracağız. Yüksek tasarımlı ürün ihracatımızın payını ise yüzde 1’den yüzde 5’e taşıyacağız. Özetle söylemek gerekirse 33 milyar dolarlık ihracata giden yolu tasarımlı, yüksek katma değerli ve markalı üretim ile kısaltıyoruz.”
Gültepe, Türk Moda Endüstrisi’nin katma değerli üretim, istihdam ve ihracat kapasitesi ile Türkiye için stratejik önemde olduğunu vurguladı. 17,6 milyar dolar ihracat gerçekleştirdikleri 2018’i iki rekorla tamamladıklarını bildiren Gültepe, “Rekorlardan birini net döviz getirisinde kırdık. Ülkemize bir yılda ihracattan kazandırdığımız net 15,8 milyar dövizle diğer sektörlerin açık ara önünde yerimizi aldık. İkinci rekorumuz istihdamda geldi. Aralık 2018’de genel işsizliğin arttığı bir süreçte 525 bin çalışana ulaşarak sektörde tüm zamanların istihdam rekorunu kırdık” dedi.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
