Sosyal Medya Hesaplarımız

Firmalardan

Grup Gökkuşağı Marketleri, DerinSİS’le E-fatura’da Robot dönemini başlattı!

Editör
Derinsis proje ekibinden Uğur Dal, E-fatura robot çözümü hakkında bilgi verdi.
Abone Ol:

E-Fatura ile başlayıp, E-Arşiv’le internet kanalı satışları da kapsayan yükümlülüklerle devam eden ve henüz hazmedilmeye çalışılan dönüşüm maratonunda, E-İrsaliye’ye ilişkin öncü duyurular gelmeye başladı bile. Bu durum şirketlerin E-Dönüşüm projelerine bütün olarak, iş yapış biçimlerini değiştirecek bir yükümlülükler zinciri olarak bakmasını zaruri kılıyor. Şirketler bu yatırımları yaparken, sadece yasal yükümlülük mü, yoksa yanı sıra verimlilik mi gibi stratejiye ilişkin kararları da kısa dönemler içinde almak zorunda kalıyorlar.

Sürecin ilk halkası olan ve diğer sektörlerde olduğu gibi perakende sektörünün de ana gündemi haline gelen konulardan biri E-Fatura. Her ne kadar kavram olarak alışılmış olsa da E-Fatura hem yasal yükümlülükleri, hem fatura akışı olan şirketlerle kurulması gereken sistemli ilişki hem de operasyonel süreçleriyle şirketleri en çok zorlayan konulardan biri olmaya devam ediyor.

Perakendeye yönelik Erp, WMS, E-Ticaret gibi yazılım çözümleri üreten DerinSİS E-Fatura konusunda da ilerici çözümleriyle dikkat çekiyor. E-Fatura Robot çözümü konusunda DerinSİS proje ekibinden Uğur Dal şu bilgileri verdi: “E-Fatura gerek geçiş süreçleri, gerek Gelirler İdaresi tarafındaki yasal beklentiler, gerekse teknik mimarisi açısından danışmanlık rolünün çok önemli olduğu bir konu. DerinSİS olarak hem kısmen daha kaotik ortamın olduğu ilk geçiş aşamalarında hem de sürecin devamında müşterilerimizle çok yakın temas halinde olduk.

Öncelikli amacımız yasal beklentileri karşılamaktı ki bütün müşterilerimizde Faz-1 dediğimiz bu aşamaları tamamladık ki ilk günden beri çözümümüzü otomatik giriş özellikleriyle sunduk. Fakat kurum olarak her zaman yaptığımız gibi müşterilerimize nasıl daha kolay ve verimli bir süreç yaşatırız diye düşündük ve E-Fatura’nın ERP içinde doğrudan karşılandığı kurgumuzda yaptığımız geliştirmeler ile E-Fatura’da Faz-2 dediğimiz bir aşamaya geçtik.

Son 1 yıldır süren gözlemlerimizle, müşterilerimizden aldığımız operasyonel kısıtlarının tamamını gözeterek, uyumlu faturaları ROBOT yapısıyla otomatik olarak kapatmayı başardık. Sonuç olarak yasal uyum fazı dediğimiz E-Fatura Faz-1 sürecini tamamladık ve “konfor” süreci değimiz E-Fatura Faz-2 dönemine geçtik ve müşterilerimizi birer birer robotumuzla tanıştırarak, konfor dönemine almaya başladık ki şu an ki kurgumuzla robotla fatura kabul ederken, fiyat farklarının bile robot gözetiminde otomatik olarak çıkmasını sağlıyoruz.

Şirketlerin hem bu dönüşüme ayak uydurmaya çalıştığını hem de bu dönüşümleri hayata geçirirken mevcut operasyonu etkilemeyecek bir senaryo kurgulamaya çalıştıklarını düşünürsek, ideal bir çözüm yakaladığımızı söyleyebilirim. Perakende sektörünün evrak-yoğun yapısı düşünüldüğünde yerine göre 12 ay yerine göre 24 ay içinde yapılan yatırımın geri dönüyor olması da kurumların kalıcı değer yaratması açısından önemli.

Grup Gökkuşağı Marketler Zinciri de hali hazırda ERP çözümlerimizle çok yakın çalıştığımız müşterilerimizden biri. Robot projemiz Grup Gökkuşağı’nın öncü yaklaşımlarıyla ilk hayata geçirdiğimiz kurumlardan biri oldu. Hem kurumun vizyonu hem de Sedat beyin pozitif yaklaşımlarıyla tam bir başarı hikayesi yakaladık”.

E-Fatura Robot çözümünü kullanan kurumlardan biri olan ve 27 şubesiyle İstanbul’da faaliyet gösteren Grup Gökkuşağı market zinciri. Konuyla ilgili IT Müdürü Sedat Günceoğlu’nun görüşlerini aldık:

sedat gunceoglu

“2014 yılında E-Fatura uygulaması başladığında çeşitli kriterlere göre E-fatura kullanımı zorunluluğu kapsamına giren firmalar arasında yer aldık. 2012 yılında ise henüz E-fatura uygulaması geleceğinden habersiz iken şirketimizin hali hazırda kullandığı ERP programının ilerleyen dönemlerde yetersiz geleceğini düşünerek programımızı değiştirmeye karar verdik ve piyasadaki ERP programlarını inceleme ve araştırmalarımızın sonucunda, sektörümüze yatkınlığıyla Derin Bilgi Yazılım ile çalışmaya karar verdik.

2012 yılında 17 şubemiz bulunuyor iken DerinSis programına geçiş yaptık, DerinSis ile birlikte 10 mağaza açtık ve şuanda 27 mağazamız bulunuyor. Geçiş öncesi hazırlık, projelendirme, geçiş aşamasındaki ekip çalışması, sorunsuz bir geçiş ve geçiş sonrası desteklerinden dolayı çok doğru bir tercih yaptığımızı anladık.

DerinSis; ihtiyaç duyulan tüm modülleri kendi bünyesinde bulundurması en büyük avantajlarından biri. İnsan kaynakları modülü ayrı firmadan, otomatik sipariş ayrı firmadan, el terminali ayrı firmadan, B2B ayrı firmadan, E-Fatura ayrı firmadan vb. farklı firmalardan hizmet alımlarında bunun yanında birde irili ufaklı uygulamalar dahil edilince yamalı bir ERP sistemi ortaya çıkıyor.

2013 yılına geldiğimizde DerinSis programının tüm geçişleri yapılmış olup, sağlıklı bir sistem alt yapısı oluşmasını sağladık. Otomatik sipariş, otomatik istek, siparişlerin firmalara otomatik gönderimi, otomatik iade vb. birçok otomatik işlemler bizlere çok büyük kolaylıklar sağladı.

E-Fatura tebliği yapıldıktan sonra DerinSİS’in çözümü hazır olduğu için ‘Doğrudan Entegrasyon’ yöntemini tercih ettik. E-Fatura ile ilgili gerekli başvurular, sistem kurulumu ve yapılandırılması, geçiş sonrası gerekli destek ve E-Fatura konusundaki sağlanan kolaylıklardan ve süreç içindeki teknik danışmanlıktan sonra, DerinSis konusunda çok doğru bir tercih yaptığımızı anladık.

E-Fatura; kağıt tasarrufu, arşivleme, yazdırma iş yükü vb. konularda büyük kolaylıklar sağladı fakat fatura işleme iş yükünü ortadan kaldırmadı. Kağıt faturada fatura işleme nasılsa E-Faturada da fatura işleme aynı iş yükü gerektiriyordu. Aradaki tek fark biri kağıt üzerinde görüntüleniyordu diğeri bilgisayar ekranında görüntüleniyor.

E-Fatura sistemi oturduktan sonra DerinSis bizi otomatik fatura işlenebileceği fakat kendilerine ve bize büyük bir iş düştüğü konusunda bilgilendirdiler. Otomatik fatura işleme hayalimizde dahi olmayan bir proje iken bu bilgilendirmeden sonra her ne pahasına olursa olsun ortaya çıkaracağı iş kolaylığından dolayı bu çalışmaya değeceğini ve bizim üzerimize düşen ne ise yapacağımıza karar verdik. Aylık ortalama 12-13 bin fatura alıyoruz ve 4 personel fatura işliyor. Piyasada böyle bir uygulama yok diye biliyorum, ilk başlarda E-Fatura sistemine geçilmesinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen nasıl böyle bir uygulama yapılmadığını garipsemiş olsam da yazılım tarafının bu projede karşılaştığı zorluklar, her firmanın tanımladığı bilgi alanlarının farklılıkları, bilgi eksiklikleri, bilgi yanlışlıklarını gördükten sonra nedenini çok iyi anladım.

Bu projede bizim üzerimize düşen görev; ilgili alanları tanımlamak, eşleşme kontrolleri, eksik ve yanlış alanlar ile ilgili firmalar ile diyaloga geçmek olacaktı. Hazırlıklarımızı tamamlayarak, firma firma tanımlamalara ve otomatik fatura işlemeye başladık. İlk ay işlenen faturaları tek tek kontrol ettiğimiz için GG Robot kullanıcımız diğer fatura işleyen kullanıcılarımızın gerisinde kaldı. İkinci ay ise GG Robot kullanıcımız en çok fatura işleyen olarak birinci sırada yer aldı. Şu an E-faturaların yüzde 50’sini GG Robot kullanıcımızın işleyecek görünüyor, amacımız ilerleyen dönemde bu oranı % 80’e çıkararak başarı hikayemizi sürdürmek ve verimlilikte en üst seviyeyi yakalamak. Hem süreç içindeki teknik danışmanlık hem de yapılan geliştirmelerle hayatımızı kolaylaştrıdığı için DerinSİS’e teşekkür ediyoruz.”

Otomatik E-Fatura için 7 kritik adım

1-Firma VN eşleşmesi (boşluklar, GİB etiket değişimleri vb.)

2-İrsaliye numarasının E-Fatura verilerinde doğru yerde bulunması (notlarda değil, gerçek irsaliye no alanında)

3-E-Fatura’daki irsaliye numarasının, el terminalindeki mal kabul adımındaki girişle eşleşmesi (seri, boşluk, tire, baştaki sıfırları vb.)

4-E-Fatura’da hangi alanda hangi ürün kodunun (barkod, dağıtıcı kodu, stokkod vb.) bulunduğunu firma bazlı olarak atayabilmek

5-İskonto hesaplarındaki tutarsızlıkların giderilmesi

6-KDV hesaplarındaki tutarsızlıkların giderilmesi

7-Fatura adedinin eksik ve fazla olma durumları

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Advertisement

Firmalardan

Erak: Nebim ile verimliliğimizi artırdık

Editör

Yazar:

Türkiye’nin en köklü ve büyük şirketleri arasında yer alan, sahip olduğu gelişmiş teknoloji ve bilgi birikimi ile birçok dünya lideri markaya üretim yapan Erak Giyim, üretim süreçlerini Nebim Üretim ile yönetiyor. Erak Giyim ERP ve İş Geliştirme Müdürü Feyzullah Göç, Nebim Üretim ile ilgili görüşlerini paylaştı.

Firmanızı kısaca tanıtır mısınız?

Erak Giyim, 1984 yılında Sait Akarlar tarafından kuruldu. Kısa sürede Türkiye’nin en önemli Blue Jeans üreticisi durumuna geldi. Ana üreticisi Mavi Jeans ve bunun yanında birçok yurt dışı markasına da üretim yapıyoruz. Çerkezköy’de fabrikamız var. Yaklaşık 1400 çalışanımız var ve büyük markalara üretim yapan bir firmayız diyebilirim. Türkiye’deki birçok fason üretim noktalarımızda üretimimizi gerçekleştiriyoruz.

Nebim Üretim ile süreci nasıl yönetiyorsunuz, isleyişi anlatabilir misiniz?

Nebim’i detaylı kullanan firmalardanız diyebilirim. Çok uzun süredir de Nebim ile çalışıyoruz. Üretimin çoğu safhasında ve şirketin çoğu departmanında Nebim’i kullanıyoruz. Çok fazla siparişimiz olduğu için bunları manuel sistemlerle ya da daha basit yapılarla yönetmek imkânsız. Sistem üzerinden bilgileri girmek, takip edebilmek, planlama ve analizler yapmak yani günün sonunda da kaliteli bir ürün çıkartmak bizim için önemli. Bir ürünü üretmek için koleksiyon hazırlık veya müşteri numunesi ile ihtiyaç duyulan bilgiyi müşteriden aldıktan sonra; Ürüne reçete oluşturma, kumaşından dikim paket malzemesine kadar tanımlama, numune çalışmaları yapma, numune çalışmalarından sonra toplu siparişler alıp iş emirleri oluşturma, üretime girme, çekme ve pastal çalışmaları yapma, kesim, dikim, yıkama, paketleme, planlama ki biz bu kısımda barkod okutma alt yapısına da sahibiz ve anlık olarak ürünlerimizin nerede olduğunu takip edebiliyoruz ve izleyebiliyoruz. Ürün bazında maliyetler yapma ve tüm bu aşamalardan sonra da ürünü ne zaman nereye sevk edilecek gibi tüm işlemleri Nebim Üretim programı üzerinden yürütüyoruz. Burada tabi önemli olan bazı alt yapılar var onlardan bahsetmek istiyorum. Ürün bazlı maliyet yaparken özellikle İş Emri ve Ön maliyet bağlantısı oluşturduğumuz için ürün sevk olurken, sistemde oluşan sevk irsaliyesini fiyatlıyoruz ve muhasebe buna göre faturalandırma yapabiliyor. Bu sayede biz ürün maliyetlerini yıllık bazlı analiz edebiliyoruz.

Bir başka alt yapımız! Hammadde Yönetimi’. Ürünün içindeki ihtiyaç duyulan tüm kalemlerin satın alması ile ilgili kısım. Bu bizde çok önemli bir alt yapı. Ürün içinde kullanılan malzemeler, tabi bunları sipariş mi geçeceksiniz yoksa depodan rezerve mi edeceksiniz gibi kısımlar çok karmaşık yapılar. Biz bu aşamada ürünün içindeki fiyatları önce depoda yeterli stok var mı diye bakıyoruz ve varsa oradan rezerve ediyoruz. Yoksa açık olan siparişlere bakıyoruz. Eğer o kısımda da açık olan siparişlerimiz varsa onları rezerve ediyoruz. Son olarak da hala ihtiyaç varsa otomatik olarak sipariş oluşturuyoruz. Üretimde çok fazla sipariş olduğu için bunları manuel olarak yapmak çok zor. Burada daha önce Nebim ile çalışarak geliştirdiğimiz otomatik algoritmalar ile bunları düzenli olarak sisteme yaptırıyoruz. İhtiyaç çıktıkça da sistem bizim adımıza bu karmaşık yapıyı hallediyor. Tabi siparişleri açtıktan sonra siparişlerin aynı zamanda karşı tarafa yani tedarikçilere iletilmesi gerekiyor. Bunun için de Reporting Services ile sipariş formu yolluyoruz. Bunun dışında bazı tedarikçilerimizde Nebim Web Servis alt yapısı mevcut. Yani web tarafından veri aktarımı da yapıyoruz. Günün sonunda tedarikçiler siparişleri bize yolladığı zaman depo mal kabulü ile depoya girişi oluyor. Gelen malzemeler fiziken bir kutuya konulurken aynı zamanda da Nebim tarafında da sevk emri olarak kayda alınıyor. Biz de iş emri planına göre onların çıkışlarını planladığımız şekilde e-İrsaliye sistemini kullanarak yapıyoruz. Bu bizdeki çok önemli alt yapılardan bir tanesi. Bu sayede aksesuar stok yönetimini aksesuar envanter yönetimini hangi ürüne ne çıkılmış, çıkılacak gibi birçok bilgiyi rahatlıkla izleyebiliriz. Paketleme tarafında koli okutma alt yapısına sahibiz. Burada da anlık olarak mamul ve yarı mamul envanterini alabiliyoruz. e-İrsaliye ye tabiyiz. O yüzden Nebim tarafında e-İrsaliye kullanıyoruz. Mavi tarafında çalışan alt yapılarımız var. Hem sipariş aktarımı hem de reçete aktarımları mevcut. Yani kısacası şunu diyebilirim, ürün girişinden ürünü sevk etmeye kadar olan birçok aşamayı Nebim Üretim programı üzerinden yürütebiliyoruz.

Uygulamanın sağladığı en önemli faydalar nelerdir?

Nebim Üretim programı üzerinde biz çok fazla veri tuttuğumuz ve her şeyi bunun üzerinden yaptığımız için öncelikle raporlamalarımızı ve analizlerimizi çok rahat bir şekilde yapabiliyoruz. Barkod okutma ve koli okutma alt yapısının sağladığı izlenebilirlik faydası çok önemli. Bu sayede ürünlerimizin anlık olarak nerede olduğunu takip edebiliyoruz. Ürün envanterini çekebiliyoruz. Maliyetlerimizi doğru bir şekilde yönetebiliyoruz. Yoğun olarak insan faktörü olan işlerimizi özellikle sipariş aşamaları gibi bölümleri otomatize ettik. Bu entegre ve otomatik yapı bizim için çok önemli katkı sağlayan alt yapı diyebilirim.

Devamını Oku

Firmalardan

Murat Ergin, Truva Kozmetik’te

Editör

Yazar:

Sektörün deneyimli isimlerinden Murat Ergin, merkezi Antalya da bulunan Truva Kozmetik firmasında Satış ve Pazarlamadan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak göreve başladı.

Ergin, 2002 yılında Unilever’de işe başlayarak sektöre ilk adımını attı. Sırasıyla Bey Gıda, Levent Kimya, Banat, Bileşim Kimya ve Difaş’ta çeşitli departmanlarda görev yaptı.

Devamını Oku

Firmalardan

Lay’s, Anadolu Meraları ile işbirliği yapıyor

Editör

Yazar:

PepsiCo, PepsiCo Pozitif (Pep+) stratejisinin, Pozitif Değer Zinciri, Pozitif Seçenekler ile birlikte üç temel başlığından biri olan Pozitif Tarım başlığı altında Türkiye’de yaptığı çalışmalarla yenileyici tarım uygulamalarını yaygınlaştırmayı hedefliyor. Bu kapsamda en sevilen yiyecek markalarından Lay’s, PepsiCo Vakfı desteği ve Anadolu Meraları işbirliğiyle yeni bir proje başlatarak yenileyici tarım uygulamalarını genişletiyor. Lay’s Yenileyici Tarım projesiyle Konya’da PepsiCo ürünlerinin temelini oluşturan patates, pancar, ayçiçeği ve mısır gibi ürün grupları, yeşil gübreleme, kompost özütü gibi uygulamalar başta olmak üzere yenileyici tarım uygulamaları kullanılarak yetiştirilecek.

PepsiCo’nun Türkiye’deki cipslik patates üretiminin yüzde 60’ını gerçekleştirdiğini ifade eden PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ece Aksel, “Türkiye’deki 20 şehirde toplam 50.000 dönüm arazi üzerinde binlerce çiftçi ile birlikte cipslik patates üretimi yapıyoruz. Bu yıl, yenileyici tarım uygulamalarına yönelik olarak hayata geçirdiğimiz Lay’s Yenileyici Tarım Projesi ile Konya ili ve civarındaki çiftçilere ulaşacağız.  Uygulama arazisinde çiftçilerimiz hem yapılan uygulamaları gözlemleyecek hem de gerçekleştireceğimiz eğitimler ile yenileyici tarım tekniklerinin toprağa olan pozitif etkisine dair bilgi birikimini artıracak. Bununla birlikte, proje kapsamında başta kadın ve genç nesil çiftçilere olmak üzere vereceğimiz mikro destekler ile etki alanımızı artırmayı hedefliyoruz. Bugüne kadar Pozitif Tarım uygulamaları kapsamında yaptığımız teknoloji yatırımları sayesinde, iş birliği yaptığımız çiftçilerin tarlalarında 2010 yılından beri net tarla verimleri %30 artırıldı; depo fireleri %26 azaldı. Birim patates üretimi için tüketilen su miktarı %50, birim patates üretiminde salınan CO2 seviyesi ise yine %50 azaltıldı. Düşük basınçlı sulama teknolojileri konusunda yaptığımız çalışmalar ve verim artışı sayesinde tarımda birim başına kullandığımız suyu Türkiye’de %50 azaltmayı başardık. Croptrak adlı uygulamamızla tüm tarlalarımızda yapılan uygulamaları 2 yıldır online olarak takip ediyor ve aldığımız verilere göre çiftçilerimizi yönlendiriyoruz. Bununla birlikte tarım uygularımız arasındaki en iyi örneklerden biri olan Naturalis gübremizi, cips üretiminde kullandığımız patateslerin organik atıklarından üretiyoruz. Geleneksel bir gübreye kıyasla Naturalis, %40 daha az kimyasal içeriyor ve organik içeriğin yanı sıra besin de sağladığı için toprakta pozitif etki yaratıyor. Diğer taraftan çiftçileri bilinçlendirmek için PepsiCo Agro Akademi ile bugüne kadar Türkiye’nin dört bir yanından çiftçilerimize 20 bin saatin üzerinde eğitim verilmesini sağladık. Şimdi de Anadolu Meraları ile gerçekleştirdiğimiz bu proje ile uygulama sahasında 1000 çiftçiye yerinde inceleme ve eğitim olanağı sağlayacağız. Bugüne kadar Agro Akademi ile başlattığımız bu eğitim yolculuğunu, şimdi de Anadolu Meraları ile yenileyici tarım uygulamalarına odaklanarak devam ettireceğiz” dedi.

Türkiye başta olmak üzere dünyada; “sürdürülebilir”in ötesinde ekolojik, ekonomik ve toplumsal olarak yenileyici tarımın hem anlayış olarak yerleşmesi, hem de somut olarak yaygınlaşmasına hizmet etmeyi amaçlayan Anadolu Meraları sosyal girişiminin Genel Koordinatörü Yasemin Kireç yenileyici tarımın önemine vurgu yaptı: “Onarım çağı diye adlandırdığımız bu dönemde; ekosistemleri onararak tarım yapmanın bu çağın en önemli konusu olduğuna dair küresel farkındalık çok büyük bir hızla artıyor. Bu yeni çağın getirdiği yenilikçi ve yenileyici yaklaşımlara cesaretle yaklaşan Lay’s Yenileyici Tarım projesiyle gıda endüstrisinin dönüşümü için küresel ölçekte ses getirecek önemli bir adım atan PepsiCo Türkiye’ye gösterdikleri bu cesaret ve bu yolculuğa duydukları güven için teşekkür ediyoruz. PepsiCo Türkiye’yi, yenileyici tarıma gönül veren bütün aktörlerle, hep beraber kurmaya başladığımız onarım ekosisteminde görmekten mutluluk duyuyoruz.”

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER