Firmalardan
Sensormatic, yoluna ‘Securitas Technology’ ismiyle devam edecek
Türkiye’nin lider elektronik güvenlik ve iş zekâsı entegratörü Sensormatic, isim değişikliği kararı aldı. 2011 yılından bu yana, 47 ülkede faaliyetleri bulunan ve müşterilerine güvenliğin tüm alanlarında hizmet sunabilen Securitas Grubu’nun bünyesinde yer alan şirket, bundan böyle yoluna ‘Securitas Technology’ ismiyle devam edecek.
Securitas Grubu’nun en yeni teknolojik çözümleri, 80 yılı aşkın zamana dayanan derin uzmanlığı, küresel çaptaki varlığı ve güvenlik alanındaki geniş çözüm portföyüyle sektörde ayrıştığını belirten Securitas Technology Avrupa Başkanı İsmail Uzelli, “Teknoloji alanında kararlı adımlarla ilerliyoruz. Securitas Grubu, müşterilerine yenilikçi, yüksek kaliteli ve sürdürülebilir güvenlik hizmetleri sunmaya devam etmek için 2010 yılından bu yana 38 şirket satın aldı. Bu yıl yaptığı Stanley Security ve Healthcare satın alması teknoloji alanında uzun yıllardır devam ettirdiğimiz stratejimiz için önemli bir dönüm noktası oldu. Bu satın alma ile elektronik güvenlik ciromuzu ikiye katlayarak dünyanın en büyük ilk 3 elektronik güvenlik entegratörü arasında yerimizi aldık. Bu yeni oluşum tüm dünyada “Securitas Technology” adı ile faaliyet gösterecek. Sensormatic olarak biz de Securitas’ın dünya güvenlik endüstrisini değiştirecek adımlarına eşlik etmek üzere, uzun yıllardır büyük gururla taşıdığımız Sensormatic adını bırakarak, faaliyetlerimize Securitas Technology ismiyle devam etme kararı aldık. Şirket faaliyet alanımız ve Türkiye organizasyonumuz mevcut hali ile hizmet vermeye devam edecek.” diye konuştu.
Güvenliğin her alanında derin tecrübeye sahip
Türkiye’de 12 farklı sektörde ve AVM’den havalimanlarına, tesislerden kurumsal ofislere ve mağazalara kadar hayatın her alanında verimli, güvenli ve sürdürülebilir çözümler sunduklarını belirten Uzelli, sözlerine şöyle devam etti:
“Kurulduğumuz günden bu yana Sensormatic adıyla pek çok başarıya imza attık. 2011 yılında gerçekleşen birleşmeyle bir Securitas Grup şirketi olduk. Grubun teknoloji alanındaki büyüme stratejisinde kilit rol oynadık ve bu alandaki 30 yıla yakın tecrübemiz, 300’e yakın çalışanımız ve geniş çözüm portföyümüzle gruba değer katmaya devam ediyoruz. Grubun elektronik güvenlikteki dönüşüme öncülük ederken birlikte dönüştük, geliştik. Sahip olduğumuz elektronik güvenlik tecrübesini tüm dünyadaki meslektaşlarımızla paylaşarak ve onlardan bilgi transfer ederek birlikte gelişmeye devam ediyoruz.”
Sensormatic, yeni adıyla Securitas Technology, Türkiye’de kurulduğu günden bu yana en yeni teknolojileri sektörle buluşturan şirket oldu. Yarısı mühendis ve teknisyenden oluşan 300 kişilik ekip, elektronik güvenliğin her alanında derin tecrübeye sahip.
İsmail Uzelli, “En büyük müşterilerimiz ile ortalama 20 yıl süreyle çalışıyoruz. Sürdürülebilir başarımız müşterimizi dinlemekten ve sunduğumuz müşteri deneyimi ile uzun soluklu iş birlikteliği kurmaktan geliyor. Biz kurulduğumuz günden bu yana her zaman müşteri odaklı olduk. Her zaman müşterilerimizin güvendiği, sürdürülebilir çözümler sunduk ve sunmaya devam ediyoruz. Bulunduğu her yerde ve alanda aynı kalitede hizmet verebilen, gerçek anlamda global varlığa sahip tek elektronik güvenlik entegratörüyüz. Hem lokal hem de globaldeki inovasyon yeteneğimiz ile değer önerimizi güçlendiriyoruz. Müşterimizin ihtiyacına bütünsel yaklaşıyoruz. Teknolojilerimizi, sunduğumuz diğer güvenlik hizmetleri ile tek çatı altında sunuyoruz. Bunu dünyada yapabilen tek şirketiz. Global dönüşüm programlarımız ile teknolojik ve organizasyonel yapımızı güçlendiriyor, müşteri deneyimimizi her geçen gün daha da iyileştiriyoruz” dedi ve ekledi:
“Perakende müşterilerimize kurulduğumuz günden bu yana sunduğumuz Sensormatic markalı çözümlerde Türkiye’de tek yetkili olmaya devam ediyoruz.”
Küresel mega trendler dünyayı, güvenlik endüstrisini ve buna bağlı müşteri ihtiyaçlarını önemli ölçüde etkiliyor. Güvenliğin geleceği küresel varlık, bağlantılı teknolojiler ve verilerin akıllı kullanımı üzerine kuruluyor. Müşteriler, hızla gelişen dünyada, hızlı değişen iş yapış şekilleri nedeniyle çalışanları için sağlıklı ve güvenli ortamlara ihtiyaç duyuyor. İşletmeler bu ortamda, sahip olduğu değerleri korurken operasyonlarını da optimize etme ihtiyacı duyuyor.
Müşteri talep ve ihtiyaçlarını önceden gören, entegre teknolojiler ve bu teknolojilerle ürettiği verilerden müşterilerinin aksiyon alabileceği çıktılar, içgörüler üreten Securitas Grubu, global müşterilerinin ihtiyaçlarına 47 ülkedeki varlığıyla tek elden ve aynı standartta hizmet ile çözüm sağlıyor. Grup, daha akıllı ve yenilikçi teknolojilere yönelik her geçen gün artan talebi karşılamak için, teknoloji ve çözüm alanında sürekli gelişen güçlü bir yapıya sahip. Son yıllardaki stratejik satın almalar ve etkin iş dönüşüm programları Securitas ‘ı güvenlik sektöründe sıra dışı bir oyuncu olma hedefine daha da yaklaştırdı.
Firmalardan
Blend 1601’e İtalya’dan tasarım ödülü
İzmir merkezli butik kahve markası Blend 1601, uluslararası tasarım dünyasının en prestijli organizasyonlarından biri olarak kabul edilen A’ Design Award’da önemli bir başarıya imza attı. Markanın “Shade-Grown” (gölgede yetişen) kahve felsefesinden ilham alan ambalaj tasarımı, Ambalaj Tasarımı kategorisinde verilen Iron A’ Design Award ödülüne layık görüldü.
Uluslararası jüriden tam not
A’ Design Award jürisi tarafından verilen Iron Ödülü; profesyonel standartları başarıyla karşılayan, işlevselliği estetikle birleştiren ve sektöre değer katan tasarımlara veriliyor. Blend 1601’in ödüllü ambalaj tasarımı; sürdürülebilirlik yaklaşımı, kullanıcı deneyimini kolaylaştıran ikon sistemi, ölçeklenebilir marka mimarisi ve güçlü hikâye anlatımıyla öne çıktı. Tasarımdaki her detay, gölgede yetişen kahvenin doğallığını ve zanaatkâr üretim anlayışını yansıtacak şekilde kurgulandı. Dokulu yüzeyler, çevre dostu malzemeler ve el işçiliğini hissettiren uygulamalar, markanın premium konumlandırmasını güçlendiren unsurlar arasında yer aldı.
Gölgede yetişen kahvenin hikayesi dünyaya açıldı
Blend 1601, kurucusu Armağan Portakal tarafından nitelikli kahve kültürüne farklı bir bakış açısı kazandırmak amacıyla hayata geçirildi. Marka, 1500 ila 2100 metre rakımda, doğal bitki örtüsünün içinde ve ağaç gölgelerinde yetişen Arabica çekirdeklerini kahveseverlerle buluşturuyor. Tam olgunluğa ulaşan kahve meyvelerinin elle toplanmasıyla başlayan süreç, çekirdeğin karakterini koruyan özenli üretim aşamalarıyla devam ediyor. Bu yaklaşım, markanın ambalaj tasarımında da kendine güçlü bir karşılık buluyor.
“Bağırmadan konuşuyoruz ve sesimizi duyanlar çoğalıyor”
Blend 1601 Kurucusu Armağan Portakal, kazanılan ödülün markanın kuruluş felsefesinin uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu belirterek, “Blend 1601’i kurarken amacımız sadece iyi kahve üretmek değildi. Doğaya saygılı üretimi, estetik anlayışı ve sosyal faydayı aynı potada buluşturan bir marka yaratmak istedik. Bugün dünyanın en saygın tasarım ödüllerinden birinde bu yaklaşımın takdir görmesi bizim için son derece değerli. Bağırmadan konuşuyoruz ve sesimizi duyanlar çoğalıyor. Bu da başlı başına bir ödül bizim için. Bu başarıda büyük emeği bulunan Burak Şahin’e ve Istanbul French Fries ekibine teşekkür ediyoruz. Onlarla çalışmak bizim için büyük bir keyif.” şeklinde konuştu.
Firmalardan
Hayhay, Perakende Günleri’nde
Türkiye’nin ödeme sistemleri ve tüketici finansmanı alanındaki oyuncularından Hayhay, 3-4 Haziran tarihlerinde düzenlenecek Perakende Günleri’nde yeni marka kimliği, yeni logosu ve yeni stratejik yaklaşımıyla ilk kez tüketicilerin, perakende sektörünün ve iş ortaklarının karşısına çıkacak.
2021 yılında faaliyetlerine başlayan Hayhay, bugün 1 milyonu aşkın kullanıcıya ulaşmış durumda. Hayhay’ın tüketici finansmanı şirketi 500 milyon TL sermaye ile faaliyet gösteriyor. Şirket, önümüzdeki dönemde alışveriş kredilerini Türkiye’de daha geniş kitlelerle buluşturmayı ve finans dünyasında İyi Hissetme Ekonomisi’nin öncü markası olmayı hedefliyor. Hayhay’a göre finansın amacı yalnızca bir satın alma işlemini mümkün kılmak değil; insanların finansal olarak daha sağlıklı ve güçlü kalmalarına yardımcı olmak. Bu nedenle şirket, alışveriş kredilerinden ödeme sistemlerine kadar tüm çözümlerini tüketicilerin, perakendecilerin ve finansal sistemin birlikte kazandığı daha sürdürülebilir bir model oluşturmak amacıyla tasarlıyor.
Aklın yolu Hayhay
Hayhay Genel Müdürü Alaattin Sabuncu, yeni marka dönüşümüne ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bugün Akıllı Alışveriş Kredisi çözümümüz; Gürgençler, Karaca, Mudo, Başkentgaz, Nocturne, Yenilio, Kiğılı ve Taksitlio gibi farklı sektörlerden markalar tarafından kullanılıyor. Teknolojiden ev yaşamına, modadan hizmet sektörüne kadar uzanan bu ekosistemi büyütmeye devam ediyoruz.
2026 yılı sonuna kadar 30’un üzerinde markayla çalışmayı, mevcut 1 milyonu aşkın kullanıcımızın tamamını Akıllı Alışveriş Kredisi deneyimiyle buluşturmayı ve 300 bin yeni kullanıcıya ulaşmayı hedefliyoruz. Amacımız yalnızca daha fazla kullanıcıya veya daha fazla iş ortağına ulaşmak değil. Akıllı Alışveriş Kredisi’ni Türkiye’de planlı alışverişlerin doğal bir parçası haline getirirken, finansal teknolojileri insanların lehine çalıştıran, şeffaf bir sistem kurmak, finansal olarak güçlenen bireyleri ise ana aktör haline getirmek istiyoruz.
Yeni dönemde vizyonumuz, İyi Hissetme Ekonomisi’nin öncü markası olmak. Misyonumuz ise bu yaklaşımı Akıllı Alışveriş Kredisi, ödeme sistemleri ve POS çözümlerimizle hem tüketicilerin hem de perakendecilerin günlük hayatına taşımak.”
Firmalardan
“Birleşik ticaret yaklaşımı perakendenin merkezine yerleşiyor”
Perakende sektöründe önümüzdeki dönemde öne çıkan markalar; mağaza, e-ticaret, mobil, ödeme ve lojistik süreçlerini gerçek zamanlı ve kesintisiz şekilde yönetebilenler olacak. Günümüzde müşteriler mağaza, e-ticaret, mobil uygulama ve pazaryerleri arasında kesintisiz bir deneyim bekliyor. Bu beklenti, perakende şirketlerini klasik kanal yönetimi yaklaşımından birleşik ticaret modeline taşıyor. Logo Yazılım’ın bulut tabanlı Diva çözümleri; satış, ödeme, stok, kampanya, lojistik ve müşteri yönetimi süreçlerini aynı platform üzerinde bir araya getiriyor. Böylece perakende şirketleri tüm operasyonlarını gerçek zamanlı yönetebilirken, müşterilerine tüm temas noktalarında tutarlı bir deneyim sunabiliyor.
Logo Grup Finansal Teknolojiler ve Perakende Çözümleri Genel Müdürü Başak Kural, “Fiziksel ve dijital kanal ayrımı hızla ortadan kalkıyor. Müşteri bir kanalda başladığı deneyimi başka bir kanalda aynı hız ve kaliteyle devam ettirmek istiyor. Bu nedenle artık yalnızca ürün satan değil; deneyimi, veriyi, operasyonu ve ödemeyi tek akışta yönetebilen şirketler öne çıkıyor. Sektörün dönüşümü yalnızca mağazaların dijitalleşmesiyle sınırlı değil. Asıl dönüşüm; tüm temas noktalarının birbirine bağlı, çevik ve gerçek zamanlı çalışan bir yapıya dönüşmesinde yaşanıyor” ifadelerini kullandı.
“Hedefimiz, tüm ekosistemi birbirine bağlayan yeni nesil bir platform yapısı”
Yeni dönemde perakendenin en kritik gücünün veri olacağını söyleyen Kural, “Verinin değer yaratabilmesi için operasyonun içine gerçek zamanlı entegre olması gerekiyor. Kampanyadan ödeme deneyimine, stok yönetiminden müşteri davranışına kadar tüm süreçler birbirini besleyen canlı bir yapıya dönüşüyor. Perakendenin geleceğinde ERP, ödeme sistemleri, mağaza operasyonları ve müşteri deneyimi birbirinden ayrı olmaktan çıkıyor. Biz de Logo Yazılım olarak ürün gamımızı bu yeni dünyaya göre dönüştürüyoruz. Hedefimiz yalnızca operasyon yöneten yazılımlar sunmak değil; perakendedeki tüm ekosistemi birbirine bağlayan yeni nesil bir platform yapısı oluşturmak” dedi.
Perakendedeki tüm ihtiyaçlar için geniş çözüm portföyü
Çoklu bayi ve şube yapısına sahip şirketler için geliştirilen Logo Diva Channel; merkez ve saha operasyonları arasında gerçek zamanlı iletişim altyapısı sunuyor. Stok yönetimi, kampanya kurguları, mağaza operasyonları, e-ticaret süreçleri ve satış sonrası hizmetler entegre şekilde yönetilebiliyor.
Logo Diva Retail; birleşik ticaret yaklaşımını mağaza deneyiminin merkezine taşıyor. Mobil kasa, self checkout, farklı ödeme seçenekleri, kişiselleştirilmiş teklifler ve omni-channel operasyon yetenekleri sayesinde müşteriye hızlı, esnek ve kesintisiz bir deneyim sunuluyor. Bulut tabanlı mobil kasa altyapısı sayesinde satış işlemleri mağaza içinde herhangi bir noktadan tamamlanabilirken, RFID destekli self checkout yapıları yeni nesil mağazacılık deneyimini destekliyor.
Logo Diva Shop ise; özellikle tek mağazalı veya sınırlı şube yapısına sahip işletmelerin bulut altyapısı üzerinden hızlı şekilde dijitalleşmesini sağlıyor.
