Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

“25 yılda Konya büyüklüğünde tarım alanını kaybettik”

Editör
TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç
Abone Ol:

TEMA Vakfı, 16 Ekim Dünya Gıda Günü’nde yaptığı açıklama ile açlıkla mücadele edilebilmesi için tarım alanlarının ve meraların amaç dışı kullanımının önlenmesi gerektiğine dikkat çekti.

Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) bu yılki 16 Ekim Dünya Gıda Günü temasını “Eylemlerimiz, geleceğimiz. 2030’a kadar tüm dünyada #SıfırAçlık hedefine ulaşmak mümkün” olarak belirledi. FAO’nun açlık ile ilgili verilerine değinen TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, “Verilere bakıldığında 2014-2017 yılları arasında dünyada aç insanların sayısının giderek arttığı görülüyor. 2017 yılında ise yaklaşık 821 milyon kişinin açlık içinde yaşadığı tespit edildi. Diğer bir deyişle her dokuz kişiden biri açlık çekiyor ve bu insanların yüzde 60’ı kadınlardan oluşuyor. Gıda hakkı yaşam hakkı olduğundan açlığın önlenmesi ve her bireyin yeterli ve sağlıklı gıdaya fiziksel ve ekonomik olarak erişebilir kılınması tüm insanlığın ortak sorumluluğudur” dedi.

Artan nüfus ile birlikte gıda ihtiyacının da arttığına değinen TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, gıdamızın %95’ini temin ettiğimiz toprak varlığının tehlike altına girdiğini ifade etti. 1998-2013 yılları arasında dünyadaki tarım alanlarının %20’sinin, mera alanlarının ise yaklaşık %25’inin bozuluma uğradığını belirten Deniz Ataç, “Erozyon, tuzlanma, kirlilik, yanlış tarımsal uygulamalar, verimli tarım topraklarının ve mera alanlarının tarım dışı amaçlara tahsisi toprak bozulumunun önde gelen nedenlerini oluşturuyor. Üstelik iklim değişikliğiyle ilişkili yüksek sıcaklıklar, kuraklık artışları, fırtınalar, taşkınlar gibi hava hallerinde görülen artışlar da tarımsal üretimi olumsuz olarak etkiliyor. Üretilen gıdanın üçte biri israf oluyor, çöpe gidiyor. Gıda israfının küresel maliyeti, çevresel ve sosyal maliyetler de hesaba katıldığında yılda 2,6 trilyon dolara yakın bir düzeye ulaşıyor. Bugün dünyada yaşanan savaşların ve göçlerin arkasında gıdaya erişim ve dolayısıyla açlık sorununun yer aldığı biliniyor. Bu nedenle dünyada barışı sağlamanın yolu toprağın sunduğu bereketi sürdürülebilir kılmaktan geçiyor” şeklinde konuştu.

Dünya bir yandan açlığın önüne geçmeye çalışırken diğer yandan amaç dışı tahsislerle tarım alanları ve meralarda azalma oluyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre tarım arazilerinin kapladığı alan Türkiye’de 1992 yılında toplam 27,6 milyon hektar iken, 2017 yılında 23,4 milyon hektara geriledi. 25 yılda yaklaşık 4 milyon hektar yani yaklaşık Konya ili büyüklüğünde tarım arazisi kaybedildi. Bu da tarım alanlarının %15 küçülmesi anlamına geliyor. 1920’lerin başında arazilerimizin %56’sını oluşturan meraların oranı bugün %19’a geriledi ve mevcut meralarımızın %70’inde bitki örtüsü zayıf ve verimsiz hale geldi. Öte yandan Türkiye’de 2023 yılına kadar 6 milyon nüfus artışı olacağı tahmin ediliyor. Sadece tahıl üretimi bile dikkate alındığında, artan nüfusun ihtiyacını karşılamak için tarımsal üretimimizin de artması gerekecektir. Verimlilik artışı sağlamadan sadece 1 milyon ton tahıl için yaklaşık 400 bin hektar (yaklaşık 535 bin futbol sahası büyüklüğünde) tarım alanına daha ihtiyaç duyulacağı düşünüldüğünde, tarım alanlarımızdaki kayıpların ne kadar kritik olduğu görülüyor.

İhtiyaçlar dikkate alındığında, tarım arazilerinin amaç dışı kullanımının önlenmesi gerekliliği ön plana çıkıyor. Bu kapsamda 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun öngördüğü şekilde Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Planları’nın hazırlanması gerekiyor.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

Onur Market’ten perakendeye bilimsel yatırım

Editör

Yazar:

Türkiye’nin organize gıda perakendesi sektöründe önemli bir iş birliği hayata geçirildi. İstanbul Ticaret Üniversitesi ile Onur Market, akademik bilgi ile sektör deneyimini buluşturacak “İş Birliği Protokolü’nü” imzaladı.

İmzalanan protokol kapsamında, organize gıda perakendeciliğine odaklanan ve her yıl yayımlanması planlanan hakemli akademik editörlü bir kitap hazırlanacak. Çalışmanın temel amacı; sektörün karşı karşıya olduğu güncel sorunlara bilimsel çözümler üretmenin yanı sıra, geleceğin perakende anlayışına yön verecek yeni fikirlerin, fırsat alanlarının ve yenilikçi uygulamaların geliştirilmesine katkı sağlamak, akademik çalışmaları teşvik etmek ve üniversite-perakende iş birliğini güçlendirmek.

Proje kapsamında hazırlanacak eser, “Organize Gıda Perakende Yönetiminde Yeni Paradigmalar” adıyla yayımlanacak. Kitapta; müşteri deneyimi, yapay zekâ ve veri analitiği, sürdürülebilirlik, tedarik zinciri yönetimi, gıda enflasyonu, e-ticaret, CRM, inovasyon ve perakende teknolojileri gibi sektörün geleceğini şekillendirecek pek çok başlık akademik bakış açısıyla ele alınacak.

Çalışmaya Türkiye genelindeki akademisyenler katkı sunabilecek. Bilimsel hakem değerlendirme sürecinden geçen çalışmalar kitapta yayımlanacak; kabul edilen makalelere telif ödemesi yapılacak. Ayrıca sektör açısından en yüksek katkıyı sağlayan üç araştırma, “Ekrem Özen Perakendeye Değer Katan Araştırmalar Ödülü” ile ödüllendirilecek.

İstanbul Ticaret Üniversitesi ve Onur Market iş birliğiyle yürütülecek proje yalnızca bir yayın çalışması olmanın ötesinde; organize gıda perakendesine yönelik bilimsel literatürün gelişmesine katkı sağlayacak, sektörün geleceğine yön verecek ve akademi ile iş dünyası arasında sürdürülebilir bir bilgi köprüsü oluşturacak.

Onur Market Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Özen, iş birliğiyle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Organize gıda perakendesi, milyonlarca insanın günlük yaşamına dokunan ve ülke ekonomisi açısından stratejik öneme sahip bir sektördür. Sektörümüzün geleceğinin bilimsel çalışmalarla desteklenmesini çok değerli görüyoruz. İstanbul Ticaret Üniversitesi ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği sayesinde akademik bilgi ile saha tecrübesini aynı platformda buluşturuyoruz. Amacımız yalnızca bir kitap yayımlamak değil; sektörün gelişimine yön verecek, uygulanabilir fikirlerin üretildiği kalıcı bir bilgi ekosistemi oluşturmaktır. Bu projeyi, merhum Onursal Başkanımız Ekrem Özen’in eğitime, üretime ve ülkemize değer katma vizyonunun bir devamı olarak görüyoruz.”

Devamını Oku

Genel Haberler

BonVeno’nun büyüme hikayesinde en büyük Güç ‘Takım Ruhu’

Editör

Yazar:

Metro Grup’un, yeni nesil mağazacılık girişimi bonVeno, Türkiye’deki 3’üncü yaşına girdi. Açıldığı günden bu yana şehir hayatının yoğun temposuna yönelik pratik çözümler sunan bonVeno; market ve yeme içme çözümlerini bir araya getirerek tüketicilere alışverişte yeni bir alışkanlık kazandırdı. İstanbul içerisinde yaklaşık 90 mağazaya ulaşan bonVeno’nun elde ettiği bu başarının arkasında ise takım ruhunun ön plana çıktığı bir değerler zinciri yatıyor. Yenilikçilik, esneklik ve adaptasyon, çeşitlilik ve kapsayıcılık ve birlikte kazanma olarak 4 ana grupta toplanan bonVeno değerleri; daha iyisini yapmaktan çekinilmeyen, her çalışanın stratejinin bir paydaşı olduğu, değişen pazar koşullarına hızlı adaptasyonun sağlandığı güçlü bir takım kültürü yaratıyor.

Esnek, yalın ve hızlı çözümler

Mahalle aralarında kaliteli ve geniş ürün yelpazesini, ulaşılabilir fiyatlar ve güler yüzlü hizmetle buluşturarak yeni nesil alışveriş deneyimi sunduklarını ifade eden bonVeno Türkiye Genel Müdürü Eda Özkan; “Şehir hayatının yoğun temposunda pratiklik ihtiyacı giderek artıyor. bonVeno ile bu ihtiyacı karşılayabilmek adına alışveriş listesindeki her bir ürün için farklı bir noktaya gitmektense tek bir çatı altında konforlu bir alışveriş deneyimi sunuyoruz. Tüketiciler nezdinde de kısa sürede iyi bir karşılık bulduk. Bir Metro girişimi olmamız nedeniyle duyulan güven de elbette bonVeno’ya karşı ilgiyi ve sevgiyi pekiştirdi. Bu hizmet anlayışının arkasındaki çalışan gücü ise yadsınamaz. Başarımızın sürdürülebilirliği için yenilikçiği teşvik ediyor; hatadan korkmayan bir anlayışla çalışıyoruz. Böylelikle değişen pazar koşulları ve müşteri taleplerine daha esnek, yalın ve hızlı çözümlerle adapte olabiliyoruz. Güvene dayalı iş birliğimiz ve güçlü takım ruhumuzla, bonVeno enerjisini her bir mahalleye taşımak için var gücümüzle çalışıyoruz’’ dedi.

Konsept mağazacılık anlayışı

Üç yıl gibi kısa bir süre içerisinde tüketiciler günün her anında konsept mağazacılık anlayışıyla hizmet veren bonVeno’yu yaşamlarının bir parçası haline getirdi. Sabah erken saatte okula ya da işe giderken taze sıkma meyve suları, kahve ya da hızlı bir kahvaltı için, bonVeno kapılarını 07.30’da açmış oluyor. Akşam 22.00’a kadar oldukça geniş ürün gamına sahip temel market ihtiyaçlarından hızlıca tüketilebilen geleneksel ev yemeklerinden makarnalara, el açması pizzalardan taze salatalara ve artık bir klasik haline gelen ‘bonVeno Sosislisi’ gibi özel lezzetlere günün her saatinde ulaşabilmek mümkün.

Her mahallede bonVeno hedefi

Sunduğu ürün çeşitliliği, ulaşılabilir fiyatları ve pratik çözümleriyle tüketicinin hayatını kolaylaştıran güvenilir bir çözüm ortağı olan bonVeno, yeni yatırımlarla büyümesini sürdürüyor. Her mahalleye kendi enerjisini taşımayı amaçlayan bonVeno, sonraki aşamada öncelikli olarak Metro’nun bulunduğu diğer büyük şehirlerde konumlanmayı planlıyor.

Devamını Oku

Genel Haberler

BMD üyelerinin yüzde 56’sının kira/ciro oranları yüzde 15’i geçti

Editör

Yazar:

Birleşmiş Markalar Derneği’nin (BMD), Fast Company ile düzenlediği “Perakende Buluşması 2026” toplantısında konuşan, BMD Başkanı Sinan Öncel, BMD çatısı altındaki 214 üye ve 516 marka ile pandemiden bu yana her ay düzenli yaptıkları anketlerle sektörün nabzını tuttuklarını söyledi. Fahiş kira atış taleplerinin uzun zamandır markalar için bir numaralı sorun olduğunu vurgulayan Öncel, şöyle devam etti:

“Haziran 2022’de 100 bin lira kira ödediğimiz bir mağazanın kirası, o tarihte 6 bin 68 dolara denk düşüyordu. Aynı mağaza için bugün 11 bin 164 dolar karşılığı kira ödüyoruz. Bu tabloya rağmen, hâlâ yüzde 300-400’e varan fahiş kira artış talepleriyle karşı karşıya kalıyoruz. Yüksek oranlı artışlar, kira/ciro oranlarına olumsuz yansıyor. 2024’te üyelerimizin yüzde 20’sinin kira ciro oranı yüzde 16 ve üzerindeyken, 2025’te bu oran yüzde 42’ye, 2026’nın ilk dört ayında ise yüzde 56’ya yükseldi. Perakendede ciddi kan kaybına neden olan bu konuyla ilgili gerekli yasal düzenlemenin yapılması konusunda Adalet, Hazine ve Maliye ve Ticaret Bakanlığımızla yakın görüşmelerimiz devam ediyor.”

BMD: Yerli harcaması yurt dışına kayıyor

BMD Başkanı Sinan Öncel, konuşmasında yeme içme başta olmak üzere birçok sektörde maliyet enflasyonunun perakende sektörü için çok önemli bir sorun olduğunu vurguladı. Yüksek maliyetler nedeniyle Türkiye’nin yabancılar için alışveriş cazibesini kaybettiğini belirten Öncel, “Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre, 2025’in ilk dört ayında 284 milyar lira olan yabancıların Türkiye’deki toplam kartlı harcaması, bu yılın aynı döneminde 229 milyar liraya düştü. Aynı dönemde yerli kartlarla yurt dışından yapılan harcamaların ise 227 milyar liradan 341 milyar liraya çıktığını görüyoruz. Yani yerli harcaması yurt dışına kayıyor.” diye konuştu.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER