Genel Haberler
Design Week Turkey 14-17 Kasım’da açık olacak
TİM Başkanı İsmail Gülle: İstanbul’u küresel tasarım merkezine dönüştüreceğiz.
Türkiye’de tasarım kültürünün oluşmasına ve Türk tasarımcıların dünyaya tanıtılmasına büyük katkı sağlayan Design Week Turkey 2019 (Türkiye Tasarım Haftası) tanıtım toplantısında konuşan TİM Başkanı İsmail Gülle “Genç Türk tasarımcılarımızı dünyaya tanıtmak ve ihracat ile tanıştırmak için önemli çalışmalar yapıyoruz. Ülkemizin markalaşma yolculuğuna da önemli katkı sağlayacak yeni bir projeyi hayata geçireceğiz. Bu kapsamda moda ve tasarıma yönelik tüm etkinliklerimizi bir araya getireceğimiz uluslararası organizasyon gerçekleştireceğiz. Yıl boyunca tasarım ve modanın konuşulacağı bu proje ile İstanbul’u uluslararası düzeyde, Avrasya’nın bölgesel tasarım merkezi yapacağız ve İstanbul’u endüstriyel, görsel, moda tasarım ajanslarının ofis açacakları küresel tasarım merkezine dönüştüreceğiz “dedi.
85 bin mal ve 5 bin hizmet ihracatçısının tek temsilcisi konumunda bulunan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM)’in Ticaret Bakanlığı koordinasyonuyla tasarım kültürünü geliştirmek, tasarımın gücü konusunda farkındalık sağlamak, Türk tasarımcıları dünyaya tanıtmak ve tasarımın endüstriye kattığı değeri artırmak amacıyla bu yıl 4. kez düzenlediği Design Week Turkey, 14-17 Kasım tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. ING Türkiye, Ford Otosan ve Türk Hava Yolları destekleriyle “Tasarım Ötesi” ana temasını taşıyan etkinlik kapsamında 100’den fazla konuşmacı ve 150’nin üzerinde tasarımcı, 34 panel ve konferans ile 53 sergi ve atölye çalışmalarında sanayici, akademisyen ve öğrencilerle buluşacak.
Design Week Turkey’in bu yıl 60 bin ziyaretçiye ulaşması bekleniyor
Bu anlayışla, oyun tasarımından, tasarım odaklı eğitim sistemlerine, mücevher tasarımından sürdürülebilir markalara, endüstri ürünlerine, restoran tasarımından şehir tasarımı ve tarihi miraslara kadar pek çok konuyu kapsayan oturumlarla sıra dışı bir program hazırladıklarını söyleyen İsmail Gülle, sözlerine şöyle devam etti: “Tasarım, birçok yönü ile yaşamımızın kalitesini belirleyen en önemli faktörlerden başında geliyor. Tasarımın maddeye bir tarz, bir sebep, bir ruh kattığını söylemek, gelecek kattığını söylemek, herhalde yanlış olmaz. Bu sebeple, Design Week Turkey’i, ülkemizde tasarım kültürünün yaygınlaşması adına son derece önemli görüyoruz. Design Week Turkey ile başarı örneklerini arttırarak yeni tasarımcılarımızı harekete geçirmek istiyoruz. Tasarımcıların hepimizin içindeki yaratma ve keşfetme isteğini ortaya çıkaran kâşifler olduğuna inanıyoruz. Tüm yaratıcı fikirleri destekleyerek, tasarımcı zihinler için gerekli ekosistemi,tüm yurda yaymak için her türlü çabayı gösteriyoruz. Her zaman yeni fikirlere ihtiyacımız var. Her yeni fikirle, geleceğe doğru bir adım daha atıyoruz. Her geçen yıl daha fazla insanı ağırlayarak büyümemiz, organizasyonel anlamda, dünyanın önde gelen metropollerinden olan İstanbul’umuzu bir tasarım başkenti yapmak adına çok iyi bir motivasyon kaynağı. Bugüne kadar 120 binden fazla ziyaretçiyi ağırlayan Design Week Turkey’in her geçen sene daha fazla insana ulaşması, bizler açısından da en büyük motivasyon kaynağı oluyor. Geçen yıl, 3 gün boyunca 52 binden fazla ziyaretçiyi ağırladığımız Design Week Turkey’in bu yıl 60 bin ziyaretçiye ulaşacağını öngörüyoruz.”
Design Turkey Endüstriyel Tasarım Ödülleri 8. kez sahiplerini bulacak
Etkinliğe; Volvo, Ford, Tesla gibi dünyada tasarım alanında öne çıkan otomobil markalarının tasarımcılarından Niels van Roij, Londra Design Week Direktörü Ben Evans, Uluslararası IF Tasarım Forumu CEO’su Ralph Wiegmann, Social Designs’ın kurucusu Daan Rosegarde, Design For All kurucusu Ron Nabarro, Tayvan Medikal Tasarım Birliği başkanı Kevin Seng gibi global düzeyde alanında uzman isimler konuşmacı ve panelist olarak katılacak.
Rosanna Orlandi’nin Suçlu Plastik Değildir” temalı sergisiyle “Sürdürülebilir yaşam” ve “Sıfır Atık” gibi konulara dikkat çekilirken, Dokumanın Çağdaş Yüzü sergisiyle Türkiye’de üretim kültürünün mihenk taşı olan dokumanın hikayesi anlatılacak. CollectThings sergisiyle de mimariden, günlük hayattan ve doğadan ilham alarak hazırlanan el yapımı mücevherler sunulacak.
Sürdürülebilirlik, Oyun Tasarımı, Tasarımda Rekabetin Kodları, Medical Tasarım, Çağdaş Mücevher Tasarımı başlıklı panellerin yer alacağı etkinlik kapsamında, ihracatta ve ulusal pazarda ürüne katma değer ve rekabetçi üstünlük kazandıran iyi tasarımlar da ödüllendirilecek. Design Turkey Endüstriyel Tasarım Ödülleri de gerçekleştirilecek törenle bu yıl 8. kez sahiplerini bulacak. Finale kalan tüm ürünler Design Turkey için ayrılan özel alanda yerini alacak.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
