Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

Karadeniz PERDER’den kalitesiz ürün açıklaması

Editör
Abone Ol:

Karadeniz Perakendeciler Derneği (PERDER) Başkanı Osman Kalafat, “Küçük zincir marketler içeriği, yağı ve kreması çalınmış ürünleri ucuz adı altında vatandaşa satıyor” dedi. 

Karadeniz Perakendeciler Derneği (PERDER), Ordu ve Giresun’daki üyeleriyle bir araya geldi. Boztepe’de düzenlenen kahvaltıda bir araya gelen PERDER üyeleri, yerelde yaşanan ucuz marketler adıyla ortaya çıkan uluslararası zincirlerin desteklediği marketlerin genel durumunu değerlendirdiler. Yaklaşık iki saat süren toplantı sonunda Karadeniz PERDER Başkanı Osman Kalafat, açıklamalarda bulundu. Başkan Osman Kalafat, küçük zincir marketlerin yaklaşık yüzde 40 karlılıkla sattıkları ürünlerin içeriğinden çalarak, ucuz satıyormuş gibi gösterdiklerini açıkladı. Vatandaşlara bu konuda uyarıda bulunan Osman Kalafat, devletin çıkarılan yasaları uygulamamaya davet etti.

Başkan Kalafat, konu ile ilgili yaptığı konuşmada şu ifadelerde bulundu:

“Bugünkü toplantımızda yerelde yaşanan ucuz marketler adıyla ortaya çıkan uluslararası zincirlerin desteklediği marketlerin genel durumunu değerlendirdik. Bu marketler, içeriği, yağı ve kreması alınmış yoğurt, süt, peynirin, bunun dışında uluslararası firmalara ürettirdikleri içeriğinden çalınmış ürünleri ucuz satıyor olmaları nedeniyle neler yapılabileceği ile ilgili bir tartışma yaşadılar. Bu tartışmanın sonucunda da adına ucuz denilen zincir mağazaların aslında hırsızlık yaptığı, vatandaşı aldattığının öne çıkarılması gerektiğini, ulusal medyada ve yerel medyada bunun öne çıkarılarak bir kamuoyu oluşturulması gerektiği konusunda hem fikir oldular.”

Küçük zincir mağazaların içeriği çalınmış ürünleri sattığını vurgulayan Kalafat, “Kendilerine özel ürünler yaptırıyorlar. Bu ürünlerin olması gereken içerikleri yok. Örneğin; ürettikleri, sattıkları sütlerin kreması alınmış. Yani su içmekle süt içmek arasında fark olmayan süt satıyorlar. Aynı şekilde yoğurtta da aynı şeyi yapıyorlar. Piyasada sattıkları peynirlerin yağı alınmış ve bu yağı alınmış ürünlerin değeri zaten yarı yarıya düşüyor. Aslında yüzde 30 yüzde 40 karlılıkla sattıkları ürünü ucuz satıyormuş gibi gösteriyorlar. Örneğin 30 gram olması gereken bir ürünü 25 gram olarak ürettirip onu da ucuz sattıkları imajı vermeye çalışıyorlar. 5 litrelik yağ satmaları gerekirken aynı ambalajın içine küçücük 4 litrelik yazarak ucuz sattıkları imajı veriyorlar. 6 kiloluk deterjan satmaları gerekirken onun içinde bulunması gereken elementlerin bir kısmını eksik koyarak daha ucuz sattıkları imajı veriyorlar” diye konuştu.

“Devletimiz çıkarılan yasaları uygulasın”

Kalafat, açıklamalarının devamında; “Devletin çıkarılan yasaları uygulandığında sorunların büyük bir kısmı çözülecektir. Ama gereken denetimlerin, yeterli denetimlerin yapılmasıyla ilgili sıkıntılarımız var. Örneğin kayıt dışı ekonomiyi kontrol etmesi gerekiyor. Her şeyin kontrol altına alınması gerekiyor. Piyasada satılan ürünlerin içeriklerinin ciddi anlamda tarım il müdürlükleri ve laboratuarlar tarafından kontrol edilerek eksik gramajlı ürünlerin veya gıda kodeksine uymayan ürünlerin tedavülden kaldırılması gerekiyor. Denetimlerin daha sağlıklı yapılması gerekir diye düşünüyorum.” ifadelerinde bulundu.

Açıklamasında vatandaşlara da seslenen Kalafat, “Halkımızın tükettiği ürünlerin içeriğini çok iyi okuması gerekiyor. Özellikle son kullanma tarihi ve fiyattan öte ürünün içeriğini kıyaslamalarının daha sağlıklı olacağına inanıyoruz. Bunun bilinçli tüketici için olmazsa olmaz olacağını düşünüyoruz.” şeklinde konuştu.

“Yerel esnaf desteklenmeli”

Kalafat, açıklamasının sonunda yerel esnafın desteklenmesi gerektiğine de dikkat çekerek, şöyle konuştu: “Yerelde yaşanan sorunlarda birbirimizin cenazesine giden, birbirimizin düğününe giden, Ordu halkıyla bütünleşmiş olan Orduspor’la, belediyeyle iletişim içinde olan, destek olan yerel market zincirlerdir. Bu noktada da yerel esnafın desteklenmesi gerektiği düşüncesi oluştu. Sonuçta Ordu’da üretilen bir değerin Ordu’da tüketilmesi gerektiğini düşünüyorum. Dışarıdan gelen şirketlerle yapılan alışverişler sonucu Ordu’daki paranın dışarıya gittiği düşüncesindeyiz. Bu noktada da halkı bilinçlendirmek konusunda karar birliğine varıldı.” 

karadeniz perder kavhvalti

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır

Editör

Yazar:

Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”

Devamını Oku

Genel Haberler

Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar

Editör

Yazar:

Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.

ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:

“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.

Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”

ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.

Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.

Devamını Oku

Genel Haberler

BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı

Editör

Yazar:

Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.

Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.

A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER