Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

Üretici-market fiyat farkı en fazla yüzde 350 ile patateste

Editör
Not: Hal, pazar ve market verileri Ankara, İzmir, İstanbul, Mersin, Antalya ve Bursa illerinden derlenen ortalama fiyatlardır. Üretici fiyatları ise ürünlere göre önemli üretim merkezlerinden derlenmektedir. Pirinç (Osmancık), kuru fasulye, nohut, kırmızı ve yeşil mercimek için belirtilen hal fiyatları toptan satış fiyatlarıdır. Dana eti, kuzu eti, Antep fıstığı ve fındık fiyatı serbest piyasa fiyatıdır.
Abone Ol:

“Mart ayında patates 4,5 kat, kuru incir 4 kat, portakal 3,9 kat, elma ve maydanoz 3,8 kat fazlaya tüketiciye satıldı”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Birlik Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, üretici market fiyatlarını, süt, et gibi gündemdeki ürünlerle ilgili son gelişmeleri değerlendirdi.

Üretici-market fiyat farkı

Uzun süredir, Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak, üreticiden tüketiciye, halkın tamamını yakından ilgilendiren gıda fiyatlarındaki değişimleri takip ettiklerini, kamuoyunu doğru bilgilendirmeye çalıştıklarını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

semsi bayraktar 2016 yeni“Üretici ile market fiyatları arasında 3-4 kata, bazı aylarda 5-6 kata varan farklar olduğunu tespit ediyoruz. En son, Mart ayında da üretici ve market fiyatları arasındaki farkı incelediğimizde, üretici ve market arasındaki fiyat farkının en fazla yüzde 350 ile patateste olduğunu belirledik. Patatesten sonra fiyat farkı sırasıyla kuru incirde yüzde 303,33, portakalda yüzde 291,19, elmada yüzde 284,31, maydanozda yüzde 279,33, lahanada yüzde 268,59, salatalıkta yüzde 258,88, kuru kayısıda yüzde 241,05, sütte yüzde 240,04, kuru üzümde yüzde 223,50, karnabaharda yüzde 213, ıspanakta yüzde 203,38’i buldu. Bir diğer ifadeyle, patates 4,5 kat, kuru incir 4 kat, portakal 3,9 kat, elma ve maydanoz 3,8 kat, lahana 3,7 kat, salatalık 3,6 kat, kuru kayısı 3,4 kat, süt 3,4 kat, kuru üzüm 3,2, karnabahar 3,1, ıspanak 3 kat fazlaya tüketiciye satılmaktadır.Böyle bir fark olur mu? Üreticinin 1’e ürettiği bir ürün, markette tüketiciye 4,5 katına satılır mı?Türkiye’nin bunu acilen çözmesi, üreticinin emeğinin karşılığını aldığı, tüketicinin de makul bir fiyata ürün tüketebildiği bir ortamı yaratması gerekir.

Bunun yolunun güçlü örgütlenmeden, üretim planlamasından geçtiği herkesin malumudur. Üretici örgütleri, idari ve mali açıdan güçlü, fonksiyonel olursa, profesyonelce idare edilirse, fiyat istikrarı da, gelir istikrarı da olur, pazarlama sorunları da kalmaz. Üreticimiz kazanırken, tüketicimiz de iyi kaliteli ve ucuz fiyata ürün tüketebilir.

Bugün üreticide 38 kuruşa kadar inen patates, hala markette 1 lira 71 kuruşa, 7 lira olan kuru incir 28 lira 23 kuruşa, 58 kuruş olan portakal 2 lira 27 kuruşa, 86 kuruş olan elma 3 lira 31 kuruşa, 30 kuruş olan maydanoz 1 lira 14 kuruşa, 63 kuruş olan lahana 2 lira 33 kuruşa, 71 kuruş olan salatalık 2 lira 54 kuruşa, 9 lira 50 kuruş olan kuru kayısı 32 lira 40 kuruşa, 99 kuruş olan süt 3 lira 38 kuruşa, 4 lira 10 kuruş olan kuru üzüm 13 lira 26 kuruşa, 1 lira olan karnabahar 3 lira 13 kuruşa, 73 kuruş olan ıspanak 2 lira 22 kuruşa satılmaktadır. Bunun mantıkla açıklanabilecek bir tarafı yoktur.”

“Müdahale kararını çok olumlu buluyor ve destekliyoruz”-

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanımız Sayın Faruk Çelik’in müdahale kararını çok olumlu buluyor ve destekliyoruz.

Nisan ayına sonuna doğru, müdahalenin fiyat üzerindeki etkilerini daha iyi göreceğiz. Ben umutluyum. Et ve Süt Kurumu, yeterli miktarda ve ihtiyaç olduğu sürece süt alırsa, fiyatlarda istikrarı sağlayabilir.

Zaten, 79 milyon nüfusunu, 3 milyon sığınmacısını, 40 milyonu aşkın turistini doyurmak zorunda olan Türkiye’nin, et ve sütte istikrarı sağlamaktan başka çaresi yoktur. Risk alamaz, gelişmiş ülkelerin pazarı olamaz, akıldışı davranamaz. TZOB olarak da bunun mücadelesini geçmişte verdik, şimdi veriyoruz, gelecekte de vereceğiz.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği ve Ziraat Odaları olarak başlattığımız süt kampanyamız devam ediyor.

Sütte krizin ette kriz olduğunu unutmadan, halkımız pahalı et yemek istemiyorsa kampanyamıza destek vermeli diye düşünüyoruz. Hatırlatmakta fayda var. Sütte bir krizi önleyemezsek, kıymayı kilogramı 50 liradan bile satın alamayız.”

TZOB olarak, hem üreticiyi hem de tüketiciyi korumaya çalıştıklarını, üreticinin istikrarlı bir gelire kavuşması, tüketicinin de alım gücünü zorlamayacak makul fiyatlarla ürün tüketebilmesinin en büyük amaçlarını olduğunu vurgulayan Bayraktar, “Bu çerçevede, çalışmalarımıza devam edeceğiz, ihtiyaç olduğunda uyarılarımızı yapacağız, doğru politikaları destekleyeceğiz.Biz üretici market fiyatlarını düzenli olarak açıklamadan önce, kamuoyu, tarladan markete ürün fiyatlarındaki değişim konusunda yeterince bilgi sahibi değildi. Bu farklılığı ortaya koymamız bile, kamuoyunu harekete geçirme açısından önemlidir diye düşünüyoruz. Toplumun her kesiminde ciddi bir farkındalık oluşturduk. Mücadelemiz, üretici ve tüketici fiyatları arasındaki makasın daraltılması ve mağdur iki tarafın da memnuniyetinin sağlanmasıdır. Bu çerçevede açıklamalarımıza devam edeceğiz” dedi.

Bayraktar, dün Diyarbakır ve Nusaybin’deki terör saldırılarını bir kez daha lanetledi, vatanı, bayrağı uğruna şehit düşen kahramanlarımıza Allah’tan rahmet, başta aileleri, Emniyet Teşkilatımız ve Silahlı Kuvvetlerimiz olmak üzere bütün milletimize başsağlığı diledi, saldırıda yaralanan güvenlik kuvvetleri mensubu ve vatandaşlarımıza acil şifalar temenni etti.

Bayraktar, “Ülkemizin bu terör belasının birliğini, beraberliğini, kardeşliğini bozmadığı müddetçe üstesinden geleceğine olan inancımız tamdır. Hainler asla emellerine ulaşamayacaktır” dedi.

 

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır

Editör

Yazar:

Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”

Devamını Oku

Genel Haberler

Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar

Editör

Yazar:

Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.

ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:

“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.

Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”

ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.

Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.

Devamını Oku

Genel Haberler

BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı

Editör

Yazar:

Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.

Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.

A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER