Genel Haberler
İstanbul PERDER Etik İlkeler Rehberi’ni yayınladı
İstanbul PERDER, sektörün gelişimi adına kural ve standartları ortaya koyarak doğru rekabet için yol gösterici nitelikte bir çalışmaya imza attı.
İstanbul PERDER geçtiğimiz yıl çok önemli bir adım atarak iç işleyişini belirli kurallar çerçevesinde gerçekleştirmek; üyelerin derneğe, derneğin üyelere karşı sorumluluklarını net olarak ortaya koymak amacıyla bir iç tüzük hazırlamıştı. Bu çalışmayı destekleyecek ve ileri seviyeye taşıyacak İstanbul PERDER Etik İlkeler Rehberi de, 1 yıllık titiz bir çalışmanın sonucunda hazırlandı.
İstanbul PERDER Etik İlkeler Rehberi’nde İstanbul PERDER İç Tüzüğü’nde yer alan maddeler bütün ayrıntılarıyla ele alındı ve sektöre yol gösterici bir referans kaynağı oluşturuldu.
İstanbul PERDER Etik İlkeler Rehberi, serbest rekabetin işlemesini sağlayan ve evrensel kabul gören kurallara uyumlu şekilde hazırlandı. Rehberde birçok konu ele alındı ama özellikle İK uygulamaları ve yeni mağaza yatırımlarıyla ilgili maddeler son derece çarpıcı nitelikte. Buna göre; İstanbul PERDER üyesi işletmede çalışmakta olan bir iş görene, herhangi bir diğer üye iş teklifi götüremeyecek. Herhangi bir üyeden ayrılmış olan iş gören, başka bir üye işletmeye iş başvurusu yaptığında referans olarak daha önceki üye ile istişare edilecek ve yüz kızartıcı bir sebeple ayrılmış olması durumunda başvurduğu diğer işletmede işe başlatılmayacak.
Dernek üyeleri, birbirlerine maddi ve manevi zarar vermemesi adına yeni şube açarken diğer dernek üyelerine yakın bir yerde açmamaya hassasiyet gösterecek.
İstanbul PERDER’in mevcut İç Tüzüğü’ne göre; sektörle ilgili herhangi bir ihtilafta oluşacak anlaşmazlık durumunda, dernekten talep edildiği takdirde yönetim kurulu sorumluluğunda hakem heyeti oluşturulabiliyor. Ardından da ilgili heyete yetki verilebiliyor.
“Doğru rekabet edebilmek önce iş ahlakına sahip olmalıyız”
İstanbul PERDER Başkanı Ramazan Ulu, İstanbul PERDER Etik İlkeler Rehberi’nin hazırlanış amacı ve önemiyle ilgili şunları aktardı:
“Bizler İstanbul PERDER Üyeleri olarak çalışmalarımızda serbest rekabet düzeninin işletilmesi bakımından yol gösterici nitelikte olan kişisel ve kurumsal davranış, kural ve standartları ortaya koymak, bu standartlara uymak için maksimum çabayı göstermek zorundayız. Buna zorundayız çünkü ancak bu şekilde sektörümüzü doğru, dürüst ve adil bir sistem içerisinde geleceğe taşıyabiliriz. İstanbul PERDER’in 10 yıl sonra geldiği bu noktada sektöre örnek olmak, yol gösterici olmak adına çok önemli bir misyonu da taşıdığını düşünmekteyiz. Bu çerçevede geçtiğimiz yıl hazırladığımız iç tüzüğümüzde “iş ahlakı” konusunda çok önemli kararlar aldık. İstanbul PERDER Etik İlkeler Rehberi’ni hazırlamamızın nedeni ise hem bu etik kuralların tek bir kaynak üzerinde, üyelerimizin her an başvuracakları şekilde bir araya getirilmesini sağlamak hem de bütün sektörün kullanabileceği bir referans noktası oluşturmaktı. Rehberimizi İstanbul PERDER Yönetim Kurulu Üyelerimiz’in görüşlerine sunduk ve her biri altına imza attı. Bundan sonrasında her toplantımızda buradaki kurallar çerçevesinde ne yapıyoruz, hangi noktaya geldik değerlendirmeler yapacağız. Başta birbirini zarara uğratacak şekilde yakın mağaza açma ve birbirinin çalışanını etik kurallara uymayacak şekilde transfer etme olmak üzere daha pek çok konu var. Yasal düzenlemelere uyumluluk, çalışan hakları, şeffaflık ve bilgi paylaşımı, cinsiyet veya ırk ayrımı yapmamak, çevreye saygılı olmak bu konulardan birkaçı… Bütün bu etik kuralları, yazılı bir şekilde bir araya getirerek ve altına imzamızı atarak çok önemli bir adım attığımızı düşünüyorum. Bunların uygulanması ve sektörün geneline yayılması yönünde de elimizden gelen gayreti göstereceğiz”.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
